Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2931 E. 2023/4265 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2931
KARAR NO : 2023/4265
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/494 E., 2022/1002 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık hakkında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçundan kurulan hükmün temyiz edilmediği belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/293 Esas, 2022/48 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca, 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/494 Esas, 2022/1002 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.03.2023 tarihli ve 9-2023/26913 sayılı eksiklik giderme, ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; usuli açıdan açıklık kuralının ihlali ile karar verildiğine, 5271 sayılı Kanun’un 182 ve 186 ıncı maddelerine aykırı olarak yargılama devam edildiğine, hükümde çelişki oluştuğuna, mağdurenin eşyasında tespit edilen meni örneğinin sanığa ait olduğuna dair bir tespit yapılmadığına, kolluk görevlilerinin mağdure ile ön görüşme yapmasının hukuka aykırı olduğuna, ifadelerin hukuka aykırı olarak alındığına, mağdurenin mahkemece dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğuna, mağdurenin ifadesinin gerçeği yansıtmadığına ve çelişkili olduğuna, tanıkların dinlenilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık savunmasının detaylıca alınmadığına, somut olayda 109 uncu maddenin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, ceza hükmolunurken teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında kurulan hükümlerin lehe kanun hükümlerine ve beraat kararları verilmesi gerekçeleri ile bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mahkemece ” Mağdurenin samimi ifadesi, mağdure ifadesini doğrulayan olay yeri inceleme raporu, polis uzmanlık raporu ve tüm dosya içeriğine göre, mağdurenin eski erkek arkadaşı vasıtasıyla sanık ve ailesi ile tanıştığı, sanığın daha sonraki bir gün instagramdan yazdığı, telefon numarasını istediği, mağdurenin telefon numarasını verdiği, sanığın görüntülü aradığı, sanığın yanında eşi ve çocuklarının da olduğu, başka bir gün arayarak fotograflarını kullanarak sahte bir hesap açtığını, bu hesap üzerinden dolandırıcılık yapacağını söylediği, mağdurenin buna karşı çıktığı, olay tarihinde sabahleyin mesaj attığı, hesapta senin resimlerin olduğu için başın belada konuşmamız lazım, dediği, akşam 21.00 sıralarında evinin önüne geldiği, arabaya bin dediği, mağdurenin binmek istemediği, polis geliyor deyince korkup bindiği, Polatlı da benzinliğe girince mağdurenin araç kapısına tekme attığı, kapının açıldığı, bağıracakken ağzını kapattığı, mağdureyi arabaya çekip kapıyı da kapattığı, mağdurenin dolandırıcılık işi için zorla video çektireceğini düşündüğü, yola devam ederek köprünün altından çukur gibi yere girdiği, ağaçlık yerde durduğu, mağdureyi arabadan indirdiği, ters bir şekilde arabaya yapıştırdığı, bu sırada aralarında boğuşma olduğu, mağdureyi yere yatırdığı üzerine çıktığı, mağdurenin bir fırsatını bularak kaçmaya çalıştığı, sanığın yakaladığı, sanığın taşın üzerine oturduğu, mağdureyi de kucağına oturttuğu, elini kıyafetlerinin içine sokarak beline ve gögüslerine teninden dokunduğu, sanığın tatmin olup bırakacağım, sana zarar vermeyeceğim dediği, tekrar ayağa kaldırarak arabaya yasladığı, beline ve kuyruk sokumuna cinsel organı ile dokunduğu, pijamasını indirmeye çalıştığı, mağdurenin pijamasını tutuğu, aşağıya çekse de tamamen açamadığı, mağdurenin belinde ve kuyruk sokumunda bir sıvı hissettiği, daha sonra bırakarak git çeşmede yüzünü yıka dediği, mağdureye arabada bekle dediği, mağdurenin sanığın yaptıklarını ispatlama amacıyla külotunu orada bıraktığı, pijamasını giyip arabaya bindiği, ayrıca olaylardan kimseye bahsetme seni öldürürüm dediği sabit olmakla, sanığın küçüğü cinsel amaçla hile ile kişi hürriyetinden yoksun bıraktığı ayrıca cebirle cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğundan ” şeklindeki gerekçeler ile hükümler kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli, doktor raporu, katılanlar ve mağdure beyanları, tanık anlatımları, sanık savunması, uzmanlık raporu ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/494 Esas, 2022/1002 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.