Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/294 E. 2023/5123 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/294
KARAR NO : 2023/5123
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/226 E., 2022/250 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/26 Esas, 2015/322 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/26 Esas, 2015/322 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14.Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli ve 2020/5752 Esas, 2021/3419 Karar sayılı kararı ile mağdurenin nüfusa bir yaş küçük yazdırıldığına dair beyanı ve 24.11.2014 tarihli kemik yaşı raporuna göre on dokuz yaşında olduğunun belirtilmesi karşısında, olay tarihinde on sekiz yaşını tamamladığı anlaşılan mağdurenin yaşının tashihiyle sanığın eyleminin cinsel saldırı suçunu oluşturacağı gözetilerek usulüne uygun bir şekilde ruh sağlığı raporu da alındıktan sonra belirlenecek lehe kanuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2021/226 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin suç tarihi itibarıyla on sekiz yaşını tamamlamadığına, suç vasfının yanlış tayin edildiğine, bir hayvan müdahalesi sonucunda sanığın eylemine son verdiğine, bu durumun da çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna vücut vereceğine, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun aşikar olduğuna, ruh sağlığının etkilendiği sonucunun kabul edilemeyeceğine ilişkindir.

B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemi
Tanıkların beyanlarına göre bir bağrışma yaşanmadığının ispat edildiğine, mağdurenin vücudundaki izlerin sanık tarafından yapıldığına dair kesin delilin bulunmadığına, dolayısıyla beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “…Olay tutanağı, Yargıtay bozma ilamı, Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinin 24/11/2014 tarihli Sağlık Kurul Raporu, katılana ilişkin darp raporu, tanık beyanları, sanık savunması, katılanın aşama beyanları, adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, katılanın suç tarihinde 18 yaşını tamamlamış olduğu ve evli olduğu Diyarbakır İlinde eşiyle birlikte ikamet ettiği, sanığın ise uzaktan katılan ile akraba olduğu ve Ergani İlçesinde oturduğu ,sanığın olay günü Diyarbakır İl merkezine geldiği katılanla görüşmek için katılanın rızası dahilinde ikametine gittiği bu sırada sanığın katılana yönelik cinsel içerikli sözler söylediği,katılanın bu sözlerden rahatsız olup odaya geçerek üstünü değiştirdiği, sanığın ise katılanın peşinden giderek katılan üstünün giydiği sırada katılana karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlemek kastıyla katılanı yatağa atmaya çalıştığı,katılanın buna karşı koyduğu ve katılanın kedisinin sanığın üzerine atladığı ve sanığın eylemi sebebiyle katılanın darp raporunda belirtildiği şekilde kollarından ve ellerinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı katılanın karşı koymasından sonra sanığın eylemini tamamlamaktan vazgeçerek ikametten çıkarak aşağı indiği bu sırada katılanın polisi aradığı, sanığın bir süre sonra katılanın tekrar katılanın ikamet kapısının önüne geldiği ve katılanla kapı kapalı iken konuşup ikna etmeye çalıştığı, her ne kadar duruşmada dinlenen bina sakinleri olayı görmedikleri şeklinde beyanlarda bulunmuşlarsa da sanığın da kabülünde olduğu şekliyle bina sakinlerinden bir kadının sanığa katılanı neden rahatsız ediyorsun dediği sanığın ise katılanın kendisinin teyzesi olduğunu ve onunla yalnış anlamayı düzeltmek için konuştuğunu söylediği bu kadının ise duruma tepki gösterdiği bu sırada polisin geldiği olay tutanağı ve dinlenen tutanak tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın bu sırada ikametin kapısının önünde beklediği ve kolluk görevlileri tarafından gözaltına alındığı anlaşılmaktadır…” şeklindeki gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç adının cinsel saldırı yerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdure vekili ve sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2021/226 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanık ile müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve sanık ile müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.