Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/3429 E. 2023/3338 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3429
KARAR NO : 2023/3338
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1988 E., 2022/2102 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi bozma

Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na usulüne uygun duruşma gün ve saati bildirilmesine rağmen Bakanlık vekilinin ilk derece mahkemesi hüküm tarihinden sonra 28.02.2022 tarihinde davaya katılma talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre katılma talebinin ancak ilk derece mahkemesi hüküm tarihine kadar mümkün olması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık ile müdafiinin temyiz istemi yönünden; ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararı ile sanıkğın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103’üncü maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi ile 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62’inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile ccezalandırılmasına ve hak yoksunluklarna karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/1988 Esas, 2022/2102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.03.2023 tarihli ve 9-2023/21979 sayılı, ret ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ile müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık ile müdafiinin temyiz isteminin, mağdurenin çelişkili ve istikrarsız beyanları, somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delilin bulunmaması nedenleriyle beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile mağdurenin aynı mahallede oturdukları, 17.05.2021 günü ikametinde yalnız bulunan mağdurenin evinden çıkacağı sırada sanığın mağdurenin önüne çıktığı, mağdurenin ağzını kapatarak ve iterek evin içine soktuğu, mağdureyi oturma odasına kadar itekleyerek götürdüğü, bu sırada mağdurenin göğüs bölgesini ve sırt bölgesini okşadığı, mağdureye sarılmaya çalıştığı, eyleminin 2 dakika kadar sürdüğü, bu sırada mağdurenin sanığı ittirerek ve tekme atarak direndiği, mağdurenin bağırması üzerine sanığın olay yerinden kaçtığı, takriben 10 dk sonra mağdurenin babası şikayetçi …’ın eve geldiği, mağdurenin başından geçen olayı babasına anlattığı sırada sanığın tekrar eve gelerek açık olan kapıdan evin içerisine girdiği, evde mağdurenin babası … ile karşılaşınca koşarak evden kaçtığı şeklinde olayın kabul edildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na usulüne uygun duruşma gün ve saati bildirilmesine rağmen Bakanlık vekilinin ilk derece mahkemesi hüküm tarihinden sonra 28.02.2022 tarihinde davaya katılma talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre katılma talebinin ancak ilk derece mahkemesi hüküm tarihine kadar mümkün olması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B.Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Dair Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurun aşamalardaki beyanları, sanık savunması ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, bu sebeple Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A.Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/1988 Esas, 2022/2102 Karar sayılı kararında sanık ile müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.