Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/4026 E. 2023/5548 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4026
KARAR NO : 2023/5548
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1707 E., 2020/2252 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Hırsızlık suçundan kurulan hüküm hukuki süreç bölümünde açıklanan nedenlerle inceleme dışı bırakılmıştır.

Diğer temyiz istemleri yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/64 Esas, 2020/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının son cümlesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 109 uncu maddesinin kinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası 43 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/1707 Esas, 2020/2252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Katılan mağdur vekilinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi hakkında değerlendirme yapmamıştır.

3.Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekilinin temyiz istemleri üzerine Dairemizin 08.11.2022 tarihli 2022/10991 Esas ve 2022/10057 Karar sayılı kararı ile katılan mağdur vekilinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf talebi hakkında karar verilmediğinden tevdi kararı verilerek istinaf talebi hakkında değerlendirme yapılması için dosyanın Samsun Bölge Adliyesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.Tevdi kararına istinaden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ek kararıyla katılan mağdur vekilinin hırsızlık suçundan istinaf talebinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Katılan mağdur vekilinin ek karara yönelik temyiz istemi bulunmadığından hırsızlık suçu inceleme dışı bırakılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın korku etkisinde beyanda bulunduğuna, kovuşturmanın genişletilmesi gerektiğine, akli dengesinin yerinde olup olmadığına ilişkin yeniden rapor alınmasına, taktiri indirim nedenlerinin uygulanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden hilenin mevcut olmadığına, hile olarak kabul edilen balık tutma teklifininde gerçekten yerine getirildiğine suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 31 Temmuz 2008 doğumlu mağduru Temmuz 2020 ayı içerisinde (en geç olayın adli mercilere yansıdığı 13 Temmuz’a kadar) birden fazla kez Boyabat …, … tarafında kırık dökük bir ev, Gökçesuyu gibi yerlere götürerek buralarda bir miktar yüzme, balık tutma gibi aktiviteler yaptıktan sonra mağdurun arka kısmına kendi cinsel organını sokmak şeklinde 12 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlediği hem sanık hem mağdur ifadeleriyle ve ayrıca tanıklar … … ve …’in beyanlarıyla da sabit görüldüğü, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde ” ben … ile olan bütün cinsel ilişkilerimizde herhangi bir madde kullanmadım, tükürüğümle cinsel organımı kaygan hale getirerek o şekilde …’in arka cinsel organına soktum. … ile toplamda 3 kez cinsel ilişkiye girdik.” şeklindeki beyanlarıyla mağdur beyanları örtüştüğünden sanığın tüm eylemlerini mağdurun arka kısmına organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edildiği ve bu şekilde sanığın kovuşturma beyanında bir kez organ sokmak suretiyle iki kez de sürtünme yoluyla ilişkiye girdikleri şeklindeki beyanlarına itibar edilmeyerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Katılan Bakanlık Vekilin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/1707 Esas, 2020/2252 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Boyabat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.