Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/4806 E. 2023/8992 K. 28.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4806
KARAR NO : 2023/8992
KARAR TARİHİ : 28.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/207 E., 2023/4 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31.03.2022 tarihli ve 2021/25174 Esas, 2022/3065 Karar sayılı kararı ile özetle lehe-aleyhe kanun değerlendirilmesinin yanlış yapılması ve eylemin cebirle işlendiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/207 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; sanık hakkında verilen cezanın az olduğuna, sanık lehine hüküm uygulanmaması, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, kararın bozulması isteğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; isnat edilen suçun asılsız olduğuna, mağdure ve annesinin beyanlarında çelişkiler olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, somut delil bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması isteğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde iddia, sanık savunmaları, mağdure ve katılan beyanları, tanık anlatımları, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları, bozma ilamı neticesinde;
Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2014 tarih 2014/130 iddianame numaralı iddianamesine göre; katılan ve sanığın komşu oldukları, 11/05/2014 tarihinde sanığın, katılana “Seni bakkala göndereceğim, bana bakkaldan yumurta al gel” diyerek yanına çağırdığı, katılana kendisine sanığın bakkala gitmesini istediği, bu sırada sanığın katılanı ağzından tutarak evinin içerisine aldığı, evin içerisine aldıktan sonra katılanın üzerindeki çamaşırları çıkardığı ve katılanın üzerinde sadece alt iç çamaşırının kaldığı, sanığın kendi çamaşırlarını da çıkardığı ve katılanın üzerine uzanmaya çalıştığı sırada katılanın sanığa direndiği ve annesinin kapıyı çalması üzerine sanığın bu şekilde eyleminin yarım kaldığı maddi vakıa olarak kabul edilmiş ve sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçundan cezalandırılması amacıyla iddianame düzenlenerek kamu davası açılmıştır…”
şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve altıncı fıkrasında düzenlenen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu, suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi (8 yıldan 15 yıla kadar) ve dördüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilip lehe-aleyhe kanun değerlendirmesinin buna göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunnmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/207 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.