YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5025
KARAR NO : 2023/5457
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1427 E., 2020/1777 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma, kasten yaralama, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama, incelenmeksizin iade, temyiz ret
Sanık … hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, … ve … hakkında banka veya kredi kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama ve nitelikli yağma suçları ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2020 Tarihli ve 2017/256 Esas, 2020/276 Karar Sayılı Kararı ile;
a) Sanıklar … …, … …, …, …, …, …, … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar … ve … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;
b) Sanıklar … …, … …, …, …, …, …, … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar … ve … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;
c) Sanıklar … …, … …, …, …, …, …, … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı ve 149 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar … ve … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;
d) Sanıklar …, …, … ve … hakkında banka veya kredi kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 41 gün birimi adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 41 gün adli para cezasının 820 TL adli para cezasına çevrilmesine, sanık … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık … hakkında verilen hükmün 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, sanıklar … ve … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;
e) Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; nitelikli yağma suçundan, aynı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan, aynı Kanun’un 36 ncı ve 149 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1427 Esas, 2020/1777 Karar sayılı kararı ile sanıklar ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılana karşı gerçekleşen fillerde sanığın bir dahilinin bulunmadığına, sanığın olayların önlenmesi ve atılı suçları işleyen diğer sanıklara engel olmasının mümkün olmadığına, diğer sanıklarla eylem ve fikir birliği içinde hareket etmediğine, cinsel saldırı esnasında sanığın kahvehanenin aşağısına inmediğine dair diğer sanıkların beyanları ve katılanın çelişkili beyanları karşısında sanığın cinsel saldırı olayına dahilinin bulunmadığına, atılı suçlardan beraati gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin yerinde olmadığına, katılana yönelik haksız bir eylemde bulunmadığına, katılanın kahvehaneye geldiğinde zaten darp edilmiş olduğuna, katılanın maddi zararının giderildiğine, salt katılan beyanı dışında sanığın atılı eylemleri gerçekleştirdiğine dair somut delil bulunmadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın kahvehanede eleman olarak çalışmasından dolayı kendini olayların içinde bulduğuna, suçu işleyen kişilerin silahlı ve tehlikeli kişiler olması nedeniyle sanığın korku ve panik içinde kaldığına, korkunun etkisiyle iradesinin kısıtlandığına, eylemlerde suç kastının bulunmadığına, katılana karşı bir eylemi olmadığı gibi aksine yardım etmeye çalıştığına, atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraati gerektiğine ilişkindir.
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığına, cezaların şahsiliği ilkesi prensibi göz ardı edilerek toptancı bir anlayışla sanığın tüm eylemlerden sorumlu tutulduğuna, katılanın duruşmada sanığın kendisine yardım ettiğini ve cinsel saldırı ve yağma suçlarına iştirak etmediğini açıkça belirttiğine, yasal olmayan gerekçelerle asgari hadden uzaklaşılarak cezalar tayin edildiğine ilişkindir.
E. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığına, katılanın beyanlarının her aşamada çelişkili olduğuna, olayda sanık …’ın kontrolden çıkması üzerine suçların aniden geliştiğine, sanığın eylemlere katılmadığına, nitelikli yağma suçunda zararın soruşturma aşamasında giderilmesine rağmen indirimin yarı oranında yapılmadığına, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
F. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılanın aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanın ilk ifadesi ve kovuşturmada dinelenen diğer tüm sanıkların ifadelerinden yaşanan tüm olaylar esnasında sanık … ile diğer sanıklar … ve Onur’un kahvehanenin üst katında bulunduklarının sabit olduğuna, sanık …’ın yarattığı korku nedeniyle sanığın iradesinin kırıldığı ve olay yerinde zorla tutulduğuna, sanığın katılandan para almadığına, nitelikli cinsel saldırı ve yağma suçlarından temel cezaların üst hadden kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın müsnet suçlardan beraati gerektiğine ilişkindir.
G. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığına, katılanın beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, müvekkilinin silahlı olan sanık …’a karşı gelemeyip olaylara müdahale edemediğine, müvekkili ile olayın faili sanıklar arasında fikir ve eylem birliğinin bulunmadığına, kabul edilen nitelikli cinsel saldırı eyleminin yağma suçunun cebir unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğine, nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama ve nitelikli yağma suçlarında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, nitelikli yağma suçunda müvekkilinin soruşturma evresinde zararı gidermek için talepte bulunduğundan indirim oranının 1/2 olarak uygulanması gerektiğine, tüm suçlar bakımından sanığın suç işleme kastı bulunmadığından beraati gerektiğine ilişkindir.
H. Suça Sürüklenen Çocuk …’un Temyiz İstemi
Katılanın kovuşturma evresinde makata şişe sokulması esnasında kendisinin kahvehanenin üst katında olduğunu beyan ettiğine, atılı suçların sübut bulmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece ”Yapılan yargılama, toplanan delillere, iddia, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Olay tarihi öncesinde müştekinin sanıklar …, SSÇ Onur ve …’le arkadaşı tanık Emre vasıtasıyla tanıştıkları bu tanışma akabinde … ile duygusal anlamda görüşmeye başladıkları ancak her görüşmelerinde … ve Emre’nin de görüşmede hazır olduğu, olay günü akşamı yine müştekinin sanık …’le bir araya geldikleri, bir süre sonrasında … ve SSÇ Onur’un da müşteki ve sanık …’in yanına geldikleri bir sürü alkol aldıkları bu esnada sanık …’in telefonda devamlı bir şekilde kimliğini bilmediği bir kişiyle mesajlaştığı, sanıklar ve müşteki olduğu halde tarafların araca bindikleri aracı …’in kullandığı müşteki ve …’in aracın arkasında oturdukları ön koltukta SSÇ Onur’un bulunduğu ve hareket ettikleri …’in aracı kullanırken daha sonraki olayların vuku bulacağı kahvehanenin önüne geldiğinde aracı aniden durdurduğu, “aracın altını vurdum, bakayım” diyerek araçtan indiği, bu esnada aracın etrafının 6-7 kişi tarafından sarıldığı müştekin kafasına torba geçirilerek kahvehanenin alt katına zorla götürüldüğü burada müştekinin elleri arkadan plastik kelepçe ile bağlandığı, sanıkların müştekiye darp etmeye başladıkları, cüzdanınından zorla 3.050 TL parayı aldıkları, kredi kartını aldıkları, şifresini istedikleri, müştekinin yanlış şifre verdiği bu kredi kartını sanık …’nın alarak para çekmeye gittiği, …’nın bir süre sonra gelerek “abi bu O. Çocuğu bize yanlış şifre vermiş” dediği sanık …’ın …’e hitaben “ne yapalım bu O. Çocuğuna” dediği …’in de “bunu şişeye oturt … baba” dediği akabinde müştekinin doğru şifreyi vermesine rağmen sanıkların müştekiyi sırt üstünde yatırdıkları ve soda şişesini müştekinin makatına soktukları ve müştekiyi akabinde yeniden darp etmeye devam ettikleri, müştekiden almış oldukları doğru şifre ile müştekinin hesabından 8.150 TL paranın çekildiği, müştekinin durumunun ağırlaşması üzerine sanıkların müştekiyi hastane önüne bırakarak kaçtıkları, sanıklar hakkında müştekinin kredi kartını alarak buradan para çekme eylemine ilişkin olarak tüm sanıklar hakkında TCK 245 maddesi kapsamında cezalandırılması iddiası ile açılan kamu davalarının mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, suç tarihi itibariyle SSÇ Onur hakkında çocuk ağır ceza mahkemesinde açılan kamu davasının mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, müştekinin yaralanmasına ilişkin olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 08/03/2019 tarihli ayrıntılı raporda mağdurda oluşan yaralanmanın yaşamı tehlikeye soktuğu, BTM ile giderilemeyecek şekilde ağır olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonu etkisinin ağır (4) derecede olduğu, yine İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 06.12.2019 tarihli raporda da mağdurda oluşan yaralanmanın organlarından birinin işlevini sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun tespit edildiği, sanıkların müştekinin zararını kovuşturma aşamasında giderdikleri birleşen davalara ilişkin olarak sanıkların yeniden savunmasının alındığı, sanık hakkında TCK 87/1-a maddesi uygulanması ihtimaline binaen ek savunmalarının alındığı, olay esnasında sanıkların müştekiyi ağır derecede darp ettikkleri ve buna ilişkin olarak da fotoğraflarını çektikleri ve bu fotoğrafların ele geçirilerek dosya içerisine konulduğu iddia savunma müşteki beyanları ATK raporları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmakla…” şeklindeki gerekçeyle sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Banka veya Kredi Kartlarınn Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Banka veya Kredi Kartlarınn Kötüye Kullanılması Suçu ile Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Hükmedilen cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuğun anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir
C. Sanıklar … …, … …, …, …, …, … ve … Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı, Nitelikli Yağma ve Kasten Yaralama Suçları ile Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
1. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanıklar … …, … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında düzenlenen nitelikli cinsel saldırı, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinde düzenlenen kasten yaralama ve aynı Kanun’un 149 uncu maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde temel cezaların teşdiden belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar müdafilerinin bu hususta yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
1. Katılanın kovuşturma evresindeki beyanlarında makatına şişe sokulduğu esnada olay yerinde suça sürüklenen çocuğun olmadığını beyan etmesi, diğer sanıkların aynı yöndeki anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun diğer sanıkların katılana yönelik nitelikli cinsel saldırı eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre Tebliğnamede düzeltilerek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu ile Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuğun temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar … …, … …, …, …, …, … ve … Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı, Nitelikli Yağma ve Kasten Yaralama Suçları ile Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1427 Esas, 2020/1777 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve suça sürüklenen çocuk tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükmün Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle, suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1427 Esas, 2020/1777 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.