YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5032
KARAR NO : 2023/5634
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/33E., 2023/22K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı vermiş oldukları temyiz dilekçesinde temyiz gerekçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği,
298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan mağdure vekilinin dilekçesinin içerik itibariyle temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/108 Esas, 2022/189 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 ile 62 nci maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Özetle; Katılan mağdure beyanlarının aşamalarda çelişkiler içerdiğine, mağdure ifadelerinin hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığına ve olayın oluş şekli ve mevcut delillerle uyuşmadığına, eylemin rızayla gerçekleştiğine, sanığın savunmalarının istikrarlı olduğuna, sanık ve mağdure arasındaki mesaj ve görüşme kayıtları istenilmeden eksik araştırmayla karar verildiğine, mahkumiyet kararının temel ceza hukuku ilkelerine aykırı olduğuna, mağduredeki yaralanmaların cinsel ilişki sırasında meydana gelmiş olduğuna, sanıkta herhangi bir yaralama ibaresi bulunmadığına, mağdurenin boynundaki ekimozun sanık ile mağdure arasında olaydan önce başka gün yaşanan yakınlaşmadan kaynaklandığına ve buna ilişkin mesajlaşmaların dosyada mevcut olduğuna bu durumun mağdurenin gerçek dışı iddialarda bulunduğunun kanıtı olduğuna, mağdure ile sanığın planlı olarak buluştuklarına buna ilişkin mesaj çıktılarının dosya arasında olduğuna, mağdurenin fiziksel görüntüsü, yaş raporu ve mağdurenin kendi beyanlarıyla mağdurenin on sekiz yaşından büyük olduğunun anlaşıldığına, sanığın hata hükümlerinden faydalanması ile şüpheden sanık yararlanır ve evrensel ceza hukuku ilkeleri nazara alınarak sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında taktiri indirimlerin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ve sanık tarafının temyiz taleplerinin reddedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer vermediği anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ”Mağdurenin sanığın bulunduğu araca ilk önce konuşmak için rızası dahilinde bindiği, konuşmanın devamında sanığın agresifleşmesi üzerine araçtan inmeye çalıştığı esnada sanığın kendisini kolundan tutarak zorla araçta tuttuğu, direnmesine rağmen karşı koyamadığı, devamında sanığın kendisine hitaben ‘rahat dur arabada satır var doğrarım’ diyerek tehditte bulunması nedeniyle araçtan tekrar inmeye çalışmadığı, sanığın araçla boş bir araziye aracı sürerek araç içerisinde mağdurenin üzerini zorla çıkartmaya çalıştığı, mağdurenin bu süreçte sanığa karşı direndiği, mağdurenin sanığa direnç göstermesi sonucu olay tarihinde mağdureye ait dış beden muayene raporundan da anlaşıldığı üzere boyun sol yanda kulak altında 2×2.5 cm’lik oval şekilli kırmızı renkte ekimotik alan, sol skapular bölgede 8×15 cm’lik alanda düzensiz şekilli hiperemik alan sağ uyluk alt 1/3 iç kısımda 3×2.5 cm’lik kırmızı-mor renkte ekimotik alan, sağ uyluk proksimalde arka dış kısımda 9×5 cm’lik düzensiz şekilli hiperemik alan olduğunun tespit edildiği, bir süre sonra direncinin kırılmış olması nedeniyle sanık …’in cinsel organını mağdurenin cinsel organına 4-5 kere sokması sonucu mağdurenin genital muayenede; vulva ve vagen bölgesinde palpasyonla hassasiyet ve ağrı, labium minör sağ üst kısmında kan bulaşı, posterior furşette zemini hafif hiperemik 0,5 cm’lik sıyrık ve kan bulaşı olduğu, himende saat kadranına göre saat 3 hizasında serbest kenarları kanamalı vajen duvarına kadar uzanan yeni yırtık saat 7-8 hizasında serbest kenarı ekimotik ve ödemli görünümde vajer duvarına doğru uzanan yeni yırtık bulunduğu anlaşılmış, bu haliyle sanık …’nın üzerine atılı suç tarihinde 17 yaşında bulunan mağdur …’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlemiş olduğu sabit kabul edilmiştir. ” ve ” Sanık …, mağdure …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi öncesinde mağdurenin araçtan inmesini engelleyerek kolundan tutup araçta kalmasını sağladığı, devamında sanığın mağdureye yönelik “Rahat dur arabada satır var doğrarım” diyerek tehditte bulunması neticesinde mağdurenin korkarak araçtan tekrar inmeye yeltenemediği, yine boş arazide araç içerisinde bulundukları esnada zorla mağdure ile cinsel ilişkiye girme eylemi öncesinde sanığın mağdurenin eyleme karşı koyma çabasını engelleyerek mağdurenin araçtan gitmesine engel olduğu, bu haliyle sanığın olay öncesi ve olay sırasında mağdurenin araçtan inmesini engelleyerek hürriyetinden yoksun bıraktığı,” şeklindeki gerekçelerle hükümler kurduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilen ve 27.01.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanuni süre içerisinde 31.01.2023 tarihli, olaya özgü temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/22 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ile sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/22 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.