YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5407
KARAR NO : 2023/7202
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/313 E., 2023/37 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2011/154 Esas, 2014/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2011/154 Esas, 2014/270 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen 19.09.2022 tarihli ve 2021/3974 Esas, 2023/7928 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/313 Esas, 2023/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçu işlemesine rağmen eksik inceleme ve yanlış hukuki değerlendirmeyle karar verildiğine ve re’sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “İddia, sanık savunmaları, mağdur, ve katılan beyanı, tanık anlatımları, Yargıtay bozma ilamı, yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizin 10/12/2014 tarihli 2011/154 esas 2014/270 karar sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı 15 yaşından küçük mağdura organ sokmak suretiyle cinsel istismar, hürriyetten yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş, verilen karar temyiz edilmiş, kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19/09/2022 tarihli 2021/3974 esas 2022/7928 karar sayılı ilamı ile bozularak dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; mağdurun ailesi ile sanığın ailesinin komşu olduğu, mağdur ile sanığın bu şekilde tanıştığı, sanığın evli olmasına rağmen mağdur ile görüştüğü, mağdur ile sanık arasında yakınlaşmanın olduğu, mağdurun dönem dönem evden kaçtığı, sanığın mağdura yakınlık gösterdiği, sanığın eşinin bu durumu fark edip mağdura sorduğu, mağdurenin de eşine sanıktan hoşlandığını söylediği, sanığın eşinin bu durumu mağdurenin ailesine bildirdiği, sanığın ailesinin mağdureyi olumsuz bir şey olmaması amacıyla bağladığı, yine mağdurun ailesinin beyanından da anlaşıldığı üzere mağdurenin çok sık bir şekilde sanığın evine gittiğinin sabit olduğu, mağdur ile sanığın sanığa ait araba ile gezdiğinin beyanlardan anlaşıldığı, her ne kadar mağdure sanık ile farklı tarihlerde birden çok ilişkiye girdiğini beyan etmiş, mağdurenin babası da sanık ile mağdurenin çok sık görüştüğünü, sanığın kendi çocukları olmadan da mağdureyi alıp götürdüğünü, kızının kendisini değil sanığı dinlediğini beyan etmiş, mağdurenin de bakire olmadığı anlaşılmış ise de, sanığın soruşturma aşamasından itibaren suçlamaları kabul etmediği, mağdureye yönelik herhangi bir cinsel istismarda bulunmadığı beyanları nazara alındığında mağdurenin beyanlarının soyut kaldığı, başka bir tanık beyanı ya da başka bir delille desteklenmediği, mağdurun anne ve babasının ya da bir başka kişinin de sanık ile mağdur arasında cinsel münasebet yaşandığına ilişkin bir görgülerinin bulunmadığı, yine mağdurla ilgili olarak başka bir soruşturmada, fuhuş suçuna ilişkin soruşturma kapsamında mağdure … …’nın ifadesinde 2010 yılında Silifke Taşucu Beldesinde sanık …’le cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesi üzerine soruşturmaya başlanıldığı, olayın ortaya çıkış şekli ve zamanı, aradan geçen zaman da göz önüne alındığında mağdurun soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yönelik kesin bir delilin bulunmadığı, her ne kadar sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı, kanuni ve takdiri delil elde edilemediği, atılı suçu işlediği hususunun sabit olmadığı anlaşıldığından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine…” dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/313 Esas, 2023/37 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.