YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5994
KARAR NO : 2023/7471
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/412 E., 2023/431 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure … vekili, katılan … vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Mağdure … …’a yönelik cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdureye karşı, anılan suçtan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Mağdure …’a yönelik cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdure Belina’ya karşı, cinsel taciz suçundan verilen beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan Bakanlık vekilinin usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde dosyaya özgülenebilecek temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Her iki mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure … vekili ile katılan … vekilinin temyizleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2021/454 Esas, 2022/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Mağdure … …’a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası üçüncü cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ikinci kez mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
b) Mağdure … …’a karşı cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile ikinci fıkrasını (f) ve (e) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 13 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ikinci kez mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
c) Mağdure …’a karşı cinsel taciz ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/412 Esas, 2023/431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan mağdure … vekili, katılan Bakanlık vekili, katılan … vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2023 tarihli Tebliğnamesinde katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure … vekilinin temyiz dilekçelerinde 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesi ve 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca herhangi bir temyiz sebebi göstermediği belirtilerek aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure … vekilinin “Temyiz taleplerinin reddi” gerektiğine dair kısmî ret ve diğer hususlara ilişkin onama yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun sübut bulmadığına, eylemin sabit olmadığına, mağdure ve tanık beyanlarında çelişkiler olduğuna, olayın tanığı olan nenesinin olayı doğrulamadığına, mağdurenin anlattığı olayın oluş biçimi ile gerçekleşme ihtimalinin olmadığına, olaydan sonra mağdurenin uyumaya devam etmesinin hayatın olağan akışına uymadığına, adli raporda yırtık veya ekimoz olmadığına, olayın oluş tarihinin belirlenemediğine, şikayetçilerin ve tanıkların beyanlarında çelişkiler olduğuna, müvekkilinin savunmalarının istikrarlı ve tutarlı olduğuna, miras meselesini babaları …’in kabul ettiğine ve bu durum nedeniyle husumetin varlığını ortaya koyduğuna, müvekkilinin olay tarihinde cezaevinde olduğuna, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, somut delil olmadığına, ihtimale dayalı hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
2. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan mağdure … vekilinin temyiz isteminin, sanık hakkında eksik inceleme yapıldığını, sanık hakkında teşdit uygulanması gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
3. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan … vekilinin temyiz isteminin, sanık hakkında eksik inceleme yapıldığına, mağdurelerin beyanlarının samimi olduğuna, mağdure … hakkında düzenlenen raporun bu durumu doğruladığına ve sanığın mahkumiyeti cihetine gidilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin hatalı olduğuna, sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan Mağdure … … Yönünden
Katılan mağdurelerin kardeş oldukları ve aile apartmanının ikinci katında ikamet ettikleri, apartmanın giriş katında mağdurelerin amcası olan sanığın, anne, baba ve kardeşleri ile birlikte ikamet ettiği, tarihi tam olarak belirlenememekle birlikte mağdure … …’un on – on bir yaşlarında olduğu dönemde sanığın 2008 doğumlu olan yeğeni mağdure … … ile birlikte sanığın ikamet ettikleri evde televizyon odasında yalnız kaldıkları sırada mağdurenin ön üst ve ön alt özel bölgelerine dokunduğu, mağdureyi dudağından öptüğü, sanığın pantolonunu yarıya kadar çıkararak özel bölgesini mağdureye gösterdiği, mağdurenin korkması nedeni ile sanığa karşı koyamadığı; yine tarihi tam olarak belirlenememekle birlikte mağdurenin 6. sınıfta öğrenim gördüğü dönemde sanığın apartmanın koridorunda bulunan mağdurenin yanına geldiği, mağdurenin ön üst ve ön alt bölgesine dokunup dudağından öptüğü, sanığın kendi özel bölgesini gösterdiği; tarihi tam olarak belirlenemeyen bir zaman diliminde mağdurenin ailesinin evde bulunmadığı ve bilgisayar odasında kardeşleri ile birlikte uyuduğu sırada sanığın mağdureyi kucaklayarak katılanların odasına götürdüğü, mağdure uyandığında kıyafetlerinin üst kısmının açık olduğunu fark ederek sanığı ittirdiği, sanığın mağdureye kendisine dokunduğunu ve kendisini öptüğünü söylediği; mağdurenin 7 nci sınıfa gittiği dönemde sanığın mağdureyi dama çıkartıp dudağından ve yanağından öptüğü, kendi özel bölgesine dokunmasını istediği, mağdurenin olaylardan nenesi … ve … amcasının eşi yengesi …’a bahsettiği, amcasının yaptıklarını mektuba yazdığı, mektubu bulan annesinin olaylar hakkında bilgi sahibi olduğu şeklinde Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Katılan Mağdure … Yönünden
… Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2021 tarih ve 2021/9498 sayılı iddianamesi ile mağdure … …’un kardeşi olan 15.01.2013 doğumlu …’ın belirlenemeyen bir tarihte babaannesi ve dedesine ait evde bulunduğu sırada yanına sanığın geldiği, mağdurenin vücudunun her yerine dokunduğu, dudağından ve yanaklarından öptüğü, mağdurenin kıyafetleri üzerindeyken arka özel bölgesine parmak attığı, bunun dışında sanığın duştan bornozla çıktığında havluyu açarak özel bölgelerini mağdureye gösterdiği, ayrıca farklı bir zaman diliminde mağdurenin sanığın cinsel organını temizlerken gördüğü şeklindeki anlatımla kamu davası açılmıştır.
Yargılama neticesinde Mahkeme tarafından, mağdurenin ancak sorular üzerine beyanda bulunduğu, adli görüşme raporunda mağdurenin gerçek yalan ayrımını yapamadığının belirtildiği, tarafların bir aile apartmanında her katta bir aile olacak şekilde ikamet ettikleri, mağdurenin olayın oluş şekline ilişkin anlatımlarının aşamalarda farklı olduğu, bu anlamda mağdurenin olayın oluş şekline ilişkin anlatımının olayın meydana geldiği yer, zaman, apartmandaki bulunan kişiler de nazara alındığında hayatın olağan akışıyla uyumlu beyanlar olmadığı, özellikle olayların gerçekleşme zamanı ile şikayet süresi arasındaki fark ve olayın adliyeye intikal şekli ve süresi, taraflar arasında bir miras davası anlaşmazlığının bulunduğunun dosya kapsamından anlaşılması karşısında aşamalarda ısrarlı olarak suçlamayı kabul etmeyen sanık savunmasına üstünlük tanınmasının gerektiği, nitekim taraflar arasında miras anlaşmazlığının bulunduğu ve bu sebeple zaman zaman tartışmaların yaşandığının sanığın … , … ‘in kolluk beyanlarından anlaşıldığı, bu tür suçlarda delil bulmak zor olup mağdure beyanının önem arzettiği, mağdure beyanlarının hayatın olağan akışına, olayın oluş şekline uygun olmasının gerektiği, tüm bu nedenlerle sanığın mağdure …’a yönelik cinsel istismar ve taciz eylemini gerçekleştirdiğini gösterir her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin, vicdani kanaati oluşturacak bir delil bulunmadığı gerekçe ve değerlendirmesiyle sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure … … … ‘a Karşı Cinsel Taciz Suçu Yönünden
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafii ile katılan … vekilinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Mağdure …’a Karşı Cinsel Taciz Suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan mağdure … vekili ve katılan … vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan Bakanlık vekilinin usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde dosyaya özgülenebilecek temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmış olmakla katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
D. Mağdure … … …’a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
E. Mağdure …’a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiş olup, katılan mağdure … vekilinin temyiz dilekçelerinde temyiz sebebi belirtilmiş olduğundan Tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükümler ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A), (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan mağdure … ve katılan … vekillerinin cinsel taciz suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (D) ve (E) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/412 Esas, 2023/431 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan
mağdure … vekili ve katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.