YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6506
KARAR NO : 2023/8142
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1773 E., 2023/135 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin, 13.06.2014 tarihli ve 2013/282 Esas, 2014/468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kayseri (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin, 13.06.2014 tarihli ve 2013/282 Esas, 2014/468 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2015/9302 Esas, 2019/8740 Karar sayılı kararı ile eylemlerin bütün halinde zincirleme biçimde cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması, kabule göre; sanığın katılanın teknik ressam olarak çalıştığı işyerinin müşterisi olduğunun anlaşılması karşısında, aralarında hizmet ilişkisinden kaynaklanan bir nüfuzun bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının tatbiki suretiyle sonuç cezanın fazla tayini nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2019/1347 Esas, 2020/777 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup anılan karar 13.11.2020 günü itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.10.2021 günü kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/1773 Esas, 2023/135 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 304 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den çarpılarak 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın savunmalarında suçlamayı kabul etmemesine rağmen savcılık ile Mahkemenin suçlamayı kabul etmiş gibi değerlendirme yaptığına, pozitif ayrımcılık gereği sadece kadının ifadesinin doğru olduğuna kanaat getirilemeyeceğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, iddia, sanık savunması, katılanlar beyanı, tanıklar beyanı, Cinsel taciz mesajlarını içerir belge, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 03/04/2019 tarih, 2015/9302 Esas, 2019/8740 karar sayılı ilamı, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/1197 Değişik iş sayılı kararı, Doktor raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; katılan …’ın olay tarihinde Organize Sanayi Bölgesinde bulunan … Saç Profili isimli iş yerinde teknik ressam olarak çalıştığı, iş yerinde müşterisi olan sanığın kendisini sürekli olarak iş yerinde, otobüste, internet ortamında mail atarak, telefonla ve facebook üzerinden rahatsız ettiği, sanığın müştekiye 15 Nisan 2013 tarihinde dosya içerisinde mevcut cinsel taciz içerikli sözleri içeren mail attığı, müştekinin bu durumdan rahatsız olduğu, bu nedenle çalıştığı iş yerindeki işi bırakmak zorunda kaldığı, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı işlemediği şeklinde inkara yönelik savunmada bulunmuş ise de; yapılan yargılamalar, toplanan deliller, mesaj içeriklerine ilişkin belgeler, katılanlar beyanları, tanıklar anlatımı, sanığın samimi ikrarı, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylığı kullanmak suretiyle üzerine atılı Cinsel Taciz suçunu işlediği anlaşılmış, cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığın “cinsel taciz” suçunu elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezada 5237 sayılı TCK’nın 105/2-d maddesi gereğince 1/2 oranında artırım uygulanmış, sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK 43/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/4 oranında artırım uygulanmış, sanığın bu eylemi nedeniyle katılanın işini bırakmak zorunda kaldığı anlaşılmakla bu halde verilecek ceza 5237 Sayılı TCK’nun 105/2 fıkrası 2.cümlesi uyarınca artırım uygulanmış, sanığın duruşmadaki iyi hali, olumlu tutum ve davranışları lehine taktiri indirim nedeni kabul edilerek sanığa verilen cezada 5237 sayılı TCK’nın 62.maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın işlediği cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirdiği ve 5237 sayılı Kanun’un ikinci fıkrasının (d) bendinin suç tarihinde yürürlükte bulunmaması nedeniyle uygulama koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin bozma ilamından sonra 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/1773 Esas, 2023/135 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.