YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6808
KARAR NO : 2023/8535
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1219 E., 2022/1668 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure … vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1219 Esas, 2022/1668 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, katılan mağdurenin beyanları ve katılan mağdurenin olay nedeniyle yaşadığı travma bir bütün olarak göz önüne alındığında verilen beraat kararlarının kaldırılarak sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar … … ve …’in sevgili oldukları, sanık … …’in, diğer sanıkla buluşmaya giderken öz kızı olan katılan mağdure …’i yanında götürdüğü, yalnız kaldıkları sırada sanık …’in katılan mağdureyi birçok kez öptüğü, öpmeye çalıştığı, cinsel bölgelerine dokunduğu, bu durumu bilen sanık … …’in olaya göz yumduğu ve diğer sanığın eylemlerine iştirak ettiği, bu suretle her iki sanığın da katılan mağdureye yönelik zincirleme çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile kamu davası açıldığı; tüm dosya kapsamına göre; katılan mağdure …’in olayların yaşandığını iddia ettiği dönemden hemen sonra olayları babasına anlatmadığı ve sanık …’dan hemen o an şikayetçi olmadığı, katılan mağdurenin diğer sanık annesi ile birlikte sanık …’yla buluşmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yine sokak gibi kamuya açık alanlarda gerçekleştiği iddia olunmasına rağmen, katılan mağdurenin göstermesi beklenen tepkinin veya olayın başka kimselerce fark edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, katılan mağdurenin şikayetinin diğer sanık olan annesinin babası ile birlikte yaşadığı evi terk etmesinden hemen sonra, boşanma öncesinde gerçekleştiği, katılan mağdure …’nın annesi olan sanık … …’in aşamalarda alınan savunmalarında, diğer sanık … ile katılan mağdure …’yı yalnız bırakmadığını beyan ettiği, bu oluş karşısında katılan mağdurenin aşamalarda değişen ve çelişen soyut beyanları dışında sanıklar … ve … …’in atılı suçu kabul etmeyen savunmalarının aksine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış, sanıkların müsnet suçu işledikleri konusunda Mahkemede tam bir vicdani kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, sanıkların 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … … (…) Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün katılan mağdure … vekili, katılan … ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesine karşın, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen istinaf incelemesi sırasında katılan sıfatını almış …’in istinaf talebiyle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, katılan … ve katılan Bakanlık vekilinin başvurusuna istinaden gerçekleştirilen inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … … (…) Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1219 Esas, 2022/1668 Karar sayılı kararında, katılan mağdure … vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle hükmün ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hüküm Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1219 Esas, 2022/1668 Karar sayılı kararının, gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.