YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6931
KARAR NO : 2023/5855
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2040 E., 2022/2091 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/296 Esas, 2022/548 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/2040 Esas, 2022/2091 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.04.2023 tarihli ve 9-2023/41912 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın katılan mağdureye yönelik atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında katılan mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu olayın;
“Katılan mağdure … ile sanık …’nin olay tarihinden bir kaç ay önce bir sosyal paylaşım uygulaması üzerinden tanışarak arkadaş oldukları ve yüz yüze görüşmeyi kararlaştırdıkları, olay günü olan 10.05.2022 tarıhınde … isimli kafede akşam saat 19:00-20:00 sıralarında buluştukları, kafede bir kaç saat vakit geçirdikten sonra birlikte sanık …’nin yaşamış olduğu ikametine giderek birlikte burada alkol aldıkları, bu sırada …nin mağdure …’i yatak odasına götürdüğü, mağdurenin cinsel ilişkiye rızasının olmadığını belirtmesine rağmen “yapacaksın orospu” şeklinde hakarette bulunduktan sonra vücudunun çeşitli yerlerine elleri ile vurmak suretiyle mağdureyi yaraladığı, daha sonra sanığın kendisinin ve mağdurenin üzerindeki kıyafetleri çıkardıktan sonra cinsel organını nmağdurenin vajinal bölgesine sokarak ayrıca parmağını da katılanın anal bölgesine sokarak cinsel saldırı eyleminde bulunduğu,
Mağdurenin Burdur Devlet Hastanesi’nde yapılan iç beden muayenesinde anal bölge-perine sağ gluteal alanda ve anüs çevresinde hiperemik alanların saptandığının ayrıca vajen girişinde zorlamaya bağlı olabileceği muhtemel kızarıklığın mevcut olduğunun tespit edildiği,
Olay sonrası mağdurenin yaralanmasına ilişkin Burdur Devlet Hastanesinden alınan adli rapora göre mağdurenin sağ kaş üstü 1*1 abrazyon, sağ parietal bölgede 1*1 ödem, sağ ayak bilek üst yüzeyinde 2*1’lik 2 tane abrazyon, sol ayak bilekte ekimoz, sağ omuzda 1*1cm eritem, sağ el bileğinde 2*1cm ekimoz, ensede 1*1cm ödem, sağ gluetal bölgede çok sayıda ekimoz olacak şekilde yaralandığının tespit edildiği,
Olaydan sonra mağdurenin 155 polis imdat hattını araması üzerine olay yerine gelen kolluk görevlisi tanık …’in mahkeme huzurunda alınan ifadesinde; olay günü yardıma muhtaç bir kadın olduğu anonsu gelmesi üzerine mağdurenin bulunduğu yere gittiklerini, mağdurenin sokak kenarında tek başına durduğunu, sütyeninin arkasından sarkmış vaziyette olduğunu, kendilerine yaklaşmayın diye bağırdığını, mağdurenin “tecavüz ettiler, beni siktiler siktiler” diye bağırmaya başladığını, sonrasında hastanede mağdureye sakinleştirici yapıldığını beyan ettiği, diğer kolluk görevlisi tanık …’in beyanlarının da benzer mahiyette olduğu, tanıkların beyanlarının mağdurenin ifadesini destekler mahiyette benzer olduğunun anlaşıldığı,
Mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarının birbiri içerisinde tutarlı olduğu, mağdurenin sanık …’ye suç atfında bulunmasını gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, kolluk tutanakları ve tanıkların anlatımları ile uyumlu olan mağdurenin sanık … tarafından kendisine zorla cinsel saldırı eyleminde bulunulduğu yönündeki beyanlarına mahkemece itibar edildiği,
Sanık …’nin aşamalarda alınan savunmalarında olay tarihinde ikametinde mağdure ile rızası doğrultusunda cinsel birliktelik yaşadıklarını, cinsel ilişki sonrası kendisine ait telefonunda kız arkadaşlarından gelen mesajları mağdurenin gördüğü ancak kendisinin mağdureye okutmadığı, bu nedenle mağdurenin agresifleştiğini ve aralarında itişme başladığını beyan ettiği, olayın hemen sonrasında alınan adli raporlar dikkate alındığında sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşıldığı, yine mağdure ile sanık arasında olay öncesindeki mesajlaşmalar incelendiğinde mağdure ile sanığın duygusal anlamda sevgili olmadıklarının anlaşıldığı, bu haliyle mağdurenin sanığın telefonuna başka kızlardan mesaj gelmesi üzerine bu derecede agresifleşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına mahkemece itibar edilmediği, yine mağduredeki adli rapor ile tespit edilmiş yaralanmaların mağdure beyanını desteklediği, karşılıklı rıza ile girilen cinsel ilişkide bu denli çeşitli yaralanmaların bulunmasının beklenemeyeceği dikkate alındığında; sanığın mağdereye yönelik nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği sabit görülmüştür.” şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanığın müsnet suçtan yukarıdaki “HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altındaki (1) numaralı bölümde yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılıp, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/2040 Esas, 2022/2091 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.