YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7548
KARAR NO : 2023/8606
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 E., 2022/472 K
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli ve 2014/285 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kararın sanık müdafiii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/2168 Esas, 2022/525 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/472 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin ruh sağlığı bozulduğundan üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci uygulanmaması gerektiğini ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “Sanık … …’in 05/05/204 günü saat 19.40 sularında birlikte esrar içtikleri mağdur … ile cinsel ilişkiye girmek istediği, mağdurın kabul etmemesi üzerine mağdura saldırıp onu yere yatırdığı, kendisine karşı direnen mağduru Şevket … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 05/05/2014 tarihli ve 3476 sayılı doktor raporunda belirlendiği şekilde sol 1×1 cm abrazyon, sol kalça iliac kanatta 2×2 ve 2×1 cm abrazyon, sol göğüs altı 1×1 cm arrazyon toraks ön yüzde , sol skapula üstünde 1×1 cm abrazyon oluşturacak, basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde darp ettiği, sanığın mağdurun pantolonunu indirdiği, mağduru göğüslerinden ve dudağından zorla öptüğü, elini mağdurun cinsel organına sokarak parmağı ile mağdurun kızlığını bozduğu, mağdurun olayın hemen akabinde emniyet görevlilerine şikayetçi olduğu, sanığın bu şekilde mağdura yönelik vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Sanık … … aşamalarda alınan savunmalarında; o gün yaşananları almış olduğu uyuşturucu maddenin etkisi ile hatırlamadığını ancak mağdurenin kendisine iftira attığını bildirmiştir. Sanık ile aralarında herhangi bir husumet bulunmayan ve olay günü de uyuşturucu madde kullanmak için bir araya gelen mağdurun, sanık hakkında asılsız yere suçlamada bulunmasını gerektirecek bir neden de tespit edilememiştir. Sanık da bu yönde bir savunma getirmemiştir. Mağdurun sanık tarafından olay günü önce darp edildiği daha sonra da cinsel istismara uğradığı yönündeki iddiaları Bursa Adli Tıp Kurumunun 09/05/2014 tarih ve 2014/5735 sayılı raporu ve Şevket … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 05/05/2014 tarihli ve 3476 sayılı raporu ile de doğrulanmıştır. Yine mağdur vekili tarafından yargılama aşamasında ibraz edilen fotoğraf görüntülerinden de olay günü sanık tarafından mağdurun direncinin kırıldığı, bunun verdiği kolaylıkla da sanığın mağdura yönelik cinsel istismar eylemini zorla gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Mağdurun söz konusu olaydan dolayı ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair aldırılan Bursa Şehir Hastanesi’nin 27/09/2022 tarihli 20229271318251903c1c5 numaralı raporu ile mağdur …’ün TCK’nun 102/5 Maddesi Uyarınca Maruz Kaldığı Suç Nedeniyle Ruh Sağlığının Bozulduğu bildirilmiştir.
Mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin 28/06/2022 havale tarihli dilekçe sunulmuş, mahkememizce mağdurun katılan sıfatı kaldırılmıştır.
TCK’nun 7/2 maddesi uyarınca lehe kanun değerlendirmesi yapılarak; Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK hükümleri ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK hükümleri karşılaştırıldığında; Nitelikli Cinsel Saldırı suçunun 5237 Sayılı TCK.nun 102/2 maddesinde düzenlendiği, 6545 sayılı yasa değişikliği öncesi TCK’nun 102/2 maddesinde 7 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup yine 6545 sayılı yasa değişikliği öncesi TCK’nun 102/5 maddesinde mağdurun ruh sağlığının bozulması durumunda verilecek cezanın 10 yıldan aşağı olamayacağı düzenlenmiştir. Aynı suçla ilgili olarak 6545 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nun 102/2 maddesinde ise 12 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası öngörülmüş, 6545 sayılı yasa ile mağdurun ruh sağlığının bozulması durumu 102/5 maddesinden kaldırılmıştır. Her iki yasada öngörülen cezaların alt sınırları ve olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulmuş olması dikkate alındığında 6545 sayılı yasa değişikliğinden önceki TCK’nun 102/2 ve 102/5 maddesinin sanık lehine olduğu anlaşılmış olup bu nedenle; Sanık …’ın mağdur …’e karşı üzerine atılı “ Nitelikli Cinsel Saldırı ” suçunu işlediği tüm dosya kapsamıyla sabit görüldüğünden, eylemine uyan ve TCK’nun 7/2 maddesi uyarınca sanığın lehine olup suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı yasa değişikliğinden önceki TCK’nun 102/2 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimine göre, takdiren 7 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, aldırılan raporda mağdurun ruh sağlığının bozulmuş olduğu kanaatinin bildirildiği görülmekle 6545 sayılı yasa değişikliğinden önceki TCK’nun 102/5 maddesi uyarınca sanığın takdiren 10 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine takdiri indirim sebebi kabul edilmek suretiyle, TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca, sanığın cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, 8 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/472 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.