Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/7831 E. 2023/5632 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7831
KARAR NO : 2023/5632
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2023 tarihli ve 2022/542 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 43 ile 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/528 Esas, 2023/530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle, sanığın atılı suçu işlemediğine, tanık … ile katılan …’in beyanlarının çelişkili olduğuna, kararın hakkaniyetsiz olduğuna, sanığın katılan mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğine, sanığın evde ele geçirilen ilaçlardan haberinin olmadığına, katılan mağdurenin bakire olmamasının sanıktan kaynaklanmadığına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sanığın eylemi gerçekleştirmiş olması halinde dış kapının kilitlenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ”Sanığa iftira atmasını gerektirir bir neden ve husumeti bulunmayan mağdurenin aşamalarda değişmeyen beyanları ve bu beyanları destekleyen katılanın ve tanığın görgüye dayalı beyanlarının, doktor raporunun, ATK raporunun ve olay yeri inceleme raporunun mevcut olduğu, mağdurun olay sonrası ayrıntılarıyla samimi ve tutarlı beyanlarda bulunduğu, mağdurun beyanlarının katılan … ve tanık …’in beyanlarıyla ve diğer delillerle örtüştüğü, örneğin mağdurun … dayının kendisine dokunmadan önce azdırıcı hap içtiğine, kendisinin bunu gördüğüne dair beyanlarının, her ne kadar sanık tarafından kabul edilmemiş olsa da; dosya kapsamında bulunan 11/03/2022 tarihli (saat:00.55) 129 numaralı olay yeri inceleme raporunda yatak altında 6 adet kullanılmış-boş, 2 adet kullanılmamış ve açılmamış dolu halde sildenafil tablets 150 mg golden ibareli ilacın bulunduğunun belirtildiği, söz konusu ilacın penis sertleşmesi bozukluğuna karşı kullanılan bir ilaç markası (viagra) olduğunun anlaşılması karşısında mağdurun beyanlarının bu hali ile de doğrulandığı, kollukça tanzim edilen 11/03/2022 tarihli araştırma tutanağı ile tanık …’in de sanıkla arasında bilinen bir husumetin olmadığının anlaşıldığı, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi’nin 45077331-220.02-2022/6164-1274 sayılı raporuna göre mağdurun iç çamaşırında alınan örnekte kan ve menide ve idrarda bulunan PSA tespit edildiği, yine mağdurun iç çamaşırının üstünde tespit edilen en az birisi erkek cinsiyete sahip birden fazla şahsa ait olabilecek karışık dna profili ayrı ayrı kıyaslandığında, ‘KOD B’ kodlu mağdura ait DNA profili ile ‘KOD A’ kodlu sanığa ait DNA profilini bir arada içerdiğinin tespit edildiği, mağdurun aldırılan doktor raporunda hymenin annüler tarzda, kalın kenarlı açıklığının 2-2,5 cm olduğu, saat kadranına göre saat 2 ve 7 hizasında kaideye kadar uzanan eski yırtık olduğu, hymenin intakt olmadığı, bakire bulunmadığı, olayın oluş tarihinin muayenenin yapıldığı tarihten 10 gün öncesinde herhangi bir tarihte meydana geldiğinin belirtildiği, tüm bu delillerin mağdur beyanlarını doğrular nitelikte olduğu, mağdurun olay tarihinde 13 yaşında olduğu, yaşı itibariyle cinsel ilişkiye dair geçerli rızasının da bulunamayacağı, … İl Sağlık Müdürlüğü … Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk İzleme Merkezi’nin 17/03/2022 tarihli Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda; mağdurun anlama, kavrama ve kendini ifade etme becerisinin yaşının gerisinde olmasına rağmen, yaşadığı olayı mekan kavramı ve olayın oluş sırasını olağan olarak aktardığı, Adli görüşmeci ile genel olarak işbirliği içinde görüşmeyi sürdüren mağdürun, ifadesinin temel unsurlar açısından tutarlı olduğu, fakat mental durumu göz önünde bulundurulduğunda karşıdan gelen iyi ve kötü davranışları ayırt edemediği, istismara açık olduğu, duyusal ve davranış probleminin olduğu olayı yaşamış olmasına bağlı olarak beyanlarına itibar edilebileceği, beden dili ve anlatımları arasında tutarsızlık olmadığı kanaatinin oluştuğunun belirtildiği, nüfus kayıt örneğine göre hastane doğumlu olan mağdurun 30/05/2009 doğumlu olduğu, mağdur beyanı, tanık ifadeleri ve tüm soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde, 10/03/2022 tarihinde saat 20:00 sıralarında, hafif mental geriliği bulunan mağdurun uzaktan akrabası ve komşuları olması sebebiyle ‘… Dayı’ olarak hitap ettiği sanık …’ye güvenerek kendisini önceden çağıran …’nin evine gittiği, sanığın, ikametinin salon kısmında mağdurun alt ve üstünde bulunan kıyafetlerini çıkardığı, sonra mağdurun ön ve arka özel bölgesine içine girecek şekilde dokunduğu, bu sırada kızının evde olmadığını fark eden anne Sibel’in komşusu ile birlikte mağduru aramaya çıktıkları, mağdurun annesi katılan … ve tanık …’nin sanığın ikametine girdikleri esnada yatağın üzerinde mağdurun yarı çıplak ve sanığın ise pantolonu dizine kadar sıyırmış vaziyette olduğu, sanığın mağdurun üzerine uzandığı ve cinsel organı ereksiyon halinde mağdur ile cinsel ilişkiye girmeye çalıştığını gördükleri, bu olaydan önce de sanığın mağdura yönelik cinsel istismar eylemlerinin kesin olarak tespit edilemeyen tarihlerde üç kez gerçekleştirdiği, aynı şekilde sanığın ikametinin salon kısmında mağdurun kıyafetlerini çıkardığı ve her seferinde mağdurun ön ve arka özel bölgesine içine girecek şekilde dokunduğu, cinsel organını ağzına alması için mağdurdan talepte bulunduğu ancak mağdurun kabul etmediği, sanığın mağdura 20 TL para verdiği ve mağdura hitaben ‘annene, teyzene ve kimseye bu olayları söyleme’ şeklinde söylemde bulunduğu, bu kapsamda sanığın ikametinin salonunda mağdurun ön ve arka özel bölgesine içine girecek şekilde dokunmak suretiyle mağdura nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, yine farklı zamanlarda her seferinde mağdurun ön ve arka özel bölgesine içine girecek şekilde dokunmak, cinsel organını ağzına alması için mağdurdan talepte bulunmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu ” şeklinde gerekçeler ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talebi esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/528 Esas, 2023/530 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.