YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7934
KARAR NO : 2023/7404
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/65 E., 2023/160 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2014 tarihli ve 2011/23 Esas, 2014/177 Karar sayılı kararıyla sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı
Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin; ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve altıncı fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin; ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2021/1571 Esas, 2022/10449 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün Onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ise “…Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın hürriyeti tahdit eylemini birden fazla kişiyle ve hileyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ve 2023/65 Esas, 2023/160 Karar sayılı kararıyla bozma ilamına uyularak sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın lehine olan delillerin nazara alınmadığına, suçun oluşmadığına, mağdurenin desteksiz ve çelişkili beyanları dışında sanığın suçu işlemediğine dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, vicdani kanaat oluşturacak derecede kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, tüm delillerin sanık lehine olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
1. Yargıtay bozma ilamı, iddia, sanık ve müdafii savunması, mağdure beyanı ve tüm dosya kapsamına yansıyan delillerin yapılan değerlendirmesine göre; uyulmasına karar verilen Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamında yer alan suçun sübutu ve hukuki nitelendirmesi açısından bağlayıcı nitelik taşıyan tespit ve değerlendirmeler itibarıyla; 02.04.1996 doğumlu olup olay tarihinde on dört yaşında olan mağdurenin, sanığa ait işyerinde anketör olarak işe başladığı, olay günü saat 19.30’a kadar dışarıda anket çalışması yapan mağdurenin bulunduğu yere sanığın da gittiği ve home-ofis olarak kullandığı işyerine mağdureyle birlikte döndükleri sırada sanığın mağdureye ofisin anahtarını verdiği ve “Bir şeyler almam gerekiyor, başka anahtar yok, ben gelmeden ayrılma” diyerek yanından ayrıldığı, mağdurenin ofise geldiği ve bu sırada ofiste kimsenin olmadığı, sanığı beklediği sırada sanığın yanında … ve kuzeni olarak tanıştırdığı bir kişi ile geldiği, birlikte otururken sanığın gelip mağdureye çikolata ikram ettiği, mağdurenin çikolatanın kabını çöpe atmak üzere mutfağa gittiğinde … adlı kişinin seslenerek çıktıklarını söylediği, mağdurenin de odaya dönüp çıkmak üzere hazırlandığı sırada sanığın mutfaktan elinde bir bardak votkayla geldiği ve mağdureye ikram ettiği, mağdurenin ikram edilen içkiyi içtiği, ardından sanığın bu kez mağdureye başka bir içki daha içirdiği ve mağdurenin sarhoş olduğu, sanığın sarhoş olan mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin sanığa direnemediği ve tüm bu süreç içinde sanığın mağdureyi evinde sarhoş ve baygın olarak alıkoyduğu, bu sırada kızını arayan ancak ulaşamayan katılan …’un sanığın ofis olarak kullandığı eve gittiği, kapıyı çaldığı ancak kapıyı açan olmadığı, sanığın evin önünde bekleyen katılan …’u telefonla arayarak kızının Konak’ta anket doldurduğunu söyleyerek onu başka yere yönlendirdiği, daha sonra da onun yanına giderek mağdurenin aranmasına yardım ediyor görünümü verdiği, polise haber verilmesi üzerine karakoldaki polislerin sanığın evine gittiği, sanığın önce polislere mağdurenin evde olmadığını söylediği, daha sonra ise mağdurenin evinde olduğunu söyleyip evin anahtarının yanında olmadığını söylemesi üzerine çilingir marifetiyle kapıyı açtırarak içeri giren polislerin mağdureyi sanığın hem evi hem işyeri olarak kullandığı evin çatısında buldukları, olayın bu maddi delil ve olgular çerçevesinde cereyan ettiği belirlenmiştir.
2. Bu belirleme uyarınca, yaşı küçük mağdurenin ve annesi katılan …’un beyanları, tanık anlatımları ve mağdurenin sanığın evinde çatı kısmında polislerce bulunduğu sıradaki hali ile mağdure hakkında aldırılan raporlardaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yaşı küçük mağdureyi işyeri olarak kullandığı evinde tutup kamu davasının açılmasını takiben yapılan ilk yargılama sonucu Mahkemenin 28.05.2014 tarih ve 2011/23 Esas, 2014/177 Karar sayılı ilamıyla tesis edilen ve kesinleşen çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu işledikten başka, istismar eylemini teminen mağdureyi evde tutup alıkoyduğu, bu sırada kızını arayan ve eve gelen katılan …’u da başka yere yönlendirip polisler tarafından çilingirle evin kapısı açılıp çatı kısmında mağdure bulunana kadar da eve almaması nedeniyle sergilediği eylemlerinin, eylemini birden fazla kişiyle ve hileyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamakla birlikte “Çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçunu oluşturduğu ve bu haliyle sübuta erdiği sonucuna varılmıştır. Yukarıda varılan sonuç çerçevesinde, suça konu sanık eyleminin niteliği ve sergilenme şekli, cinsel istismar eylemiyle birlikte ve bu fiili teminen suçun işlenmiş olması, sanığın suçu kaçamaklı inkarı ve suç tarihi öncesi sabıkasız geçmişine dayalı suçun işleniş biçimi, suç işlemeye yönelen amaç ve kastının yoğunluğu ve kişiliği dikkate alındığında sübuta eren müsnet suç yönünden alt hadden ceza tesisi ile hukuki süreçte belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hüküm de hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ve 2023/65 Esas, 2023/160 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.