Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/8391 E. 2023/6098 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8391
KARAR NO : 2023/6098
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/295 E., 2023/438 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/114 Esas ve 2022/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2023/295 Esas, 2023/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II-TEMYİZ NEDENLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçlardan üst sınırdan cezalandırılması ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Cinsel muayene raporunun tek hekimle hazırlandığına, raporda mağdurenin anüsünde bulunan fissürlerin cinsel istismar dışında farklı sebeplerle de meydana gelebileceğinin belirtildiğine, İstanbul Adlî Tıp Kurulundan bu hususla alakalı ayrıntılı rapor alınmasına, DNA incelemesine ilişkin uzmanlık raporunun içerik itibarıyla yetersiz olduğuna, HTS kayıtlarının talep edilmesine rağmen araştırılmadığına, Akhisar Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararının kesinlik sınırında adlî para cezası olduğuna ve tekerrüre esas alınamayacağına, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi kapsamında değerlendirilen kararların aynı kanunun 179 uncu maddesinde düzenlendiğine ve Anayasa Mahkemesince iptal edildiğine, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin tatbik edilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın dava konusu olaya ilişkin pişmanlık göstermemesine, suç işleme kastının yoğunluğu ve sanık ile mağdure arasındaki yaş farkı dikkate alındığında sanığın daha üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece ”05/05/2022 tarihinde, sanık …’ün katılan …’yu kullanımında olan 533 025 69 01 numaralı gsm hattı ile arayarak, tanıklar … ve … beyanları ile doğrulandığı ve sanığın da kabulünde olduğu üzere sanığın katılana yanına gelmesini söylediği, katılanın da sanığın yanına gittiği, akabinde kamera görüntülerinde de tespit edildiği üzere sanık ile katılanın motosiklet ile Saruhanlı ilçesinde yolculuk yaptıkları ve olay yerine beraber gittikleri, sanığın mağdura evlerinde bulunan erikten toplamaya gideceklerini söyleyerek hile içerir eylemde de bulunduğu, olay yerinde sanığın 06/05/2022 tarihli adli raporlar ve katılanın beyanı ile tespit edildiği üzere çocuk olan katılanın kıyafetlerini zorla çıkardığı, vücuduna cinsel amaç ile dokunduğu, katılanın anüsüne parmağını soktuğu, tüm bu aşamalarda katılanın karşı koymaya çalışmasına rağmen başaramadığı, sanığın katılanın direncini kırmak için cebir ve tehditte bulunduğu…” ile ”Sanığın adli sicil kaydında bulunan Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/100 Esas 2021/376 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 08/09/2021 tarihinde kesinleşleştiği, mahkememiz ilamına konu olan suçların 3 yıllık denetim süresi içerisinde 06/05/2022 tarihinde işlediği anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK’nun 58. Maddesi uyarınca cezasının İKİNCİ KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE” şeklinde kabul ve gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talebinin esastan reddedine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2023/295 Esas, 2023/438 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.