Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/8461 E. 2023/6385 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8461
KARAR NO : 2023/6385
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/504 E., 2023/523 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 13.12.2021 tarihli ve 2021/4456 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2021/497 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2023/504 Esas, 2023/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.06.2023 tarihli ve 9-2023/56156 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanığın Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanının doğru olmadığına, raporların kendisini desteklediğine, suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Sanık hazırlık aşamasında mağdur olan kızı Hilal’in cinsel bölgelerini birden fazla kez elleme/dokunma şeklinde eylemlerinin bulunduğunu bundan başka eyleminin olmadığını beyan etse de; yargılama sırasında suçlamaları tümden reddettiği, katılan …’in bir şeylerden şüphelense de hissettiği şeyleri kızının babası olan sanığa konduramadığını ancak kızının içinde anlamlandırdığı ve eylemlerin farkına vararak yaşananları kendisine anlattığı gün eşiyle konuştuğu ve eşinin anlatılanları yalanlamadığını, pişman olduğunu söylediğini beyan ettiği, mağdurun beyanlarıyla sanığın ikrara dayalı savunmasının eylemlerin bir çoğu bakımından örtüştüğü, mağdurun sanığın kendisine karşı eylemlerini tutarlılıkla ve değişmeyen beyanlarla ifade ettiği, katılanın sanıkla görüşmesinin hemen ardından ertesi gün şikayetçi olduğu, ardında da boşanma davası açtığı, mağdurun babası olan sanığa iftira atmasını gerektirecek bir hususun dosya kapsamına yansımadığı anlaşılmakla açıklanan sebeplerle sanığın suçlamaları tümden reddeder mahiyetteki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek savunmasına itibar edilmediği, bu haliyle sanığın değişik zamanlarda öz kızı olan mağdur …’e karşı (gece herkes uyurken yatakta gerçekleşen ve sürtünme elleme, mağdurun ifadesiyle … acıtacak şekilde sıkma şeklinde) sarkıntılık boyutunu aşar mahiyette (eylemleri sırasında yaşananları annesi anlattığı takdirde annesini boğacağı yönünde mağduru tehdit etmek suretiyle) çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği mahkememizce sabit kabul edilmiştir. Sanığın eylemlerine uyan TCK’nın 103/1-3, 103/3-c, 103/4, 43/1, 62/1, 109/1-2, 109/3-f , 109/5, 43/1, 62/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen sair temyiz istemleri reddedilmiştir,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca hükmedilen 22 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/3 oranında arttırım yapıldığında bulunan 29 yıl 12 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 62 nci maddesinin tatbiki ile 24 yıl 12 ay hapis cezası hükmetmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması neticesinde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2023/504 Esas, 2023/523 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasındaki “…30 yıl …” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “…29 yıl 12 ay…” ibaresinin eklenmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbikine dair bölümdeki “…25 yıl …” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “…24 yıl 12 ay…” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2023 tarihinde karar verildi.