YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8858
KARAR NO : 2023/5640
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/407 E., 2023/316 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2021 tarihli, 2021/11118 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/233 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli , 2023/407 Esas, 2023/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Yaş hususunda hataya düştüğüne ve mağdure beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin mağdure tarafından yaşı hususunda hataya düşürüldüğüne, dosya kapsamına göre sanığın cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına ve kast olmadığından suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; “Sanığın olay tarihinde, evinden markete gitmek için yolda yürüyen ve 06.08.2006 doğumlu olup 15 yaşını bitirmemiş olan katılan …’i takip ettiği ve katılanın yanına gelerek “gülüm burada BİM var mı” diye sorduğu, katılan …’ün de sanığa marketin yerini tarif ettiği, sonrasında sanığın, yanında bulunan motosikletinin çalışmadığını söyleyerek katılandan yardım talep ettiği, katılan …’ün yardım etmek için motosikletin önüne geçtiği esnada sanığın, katılanın arkasına geçerek katılan …’e “motosikleti it” diyerek beline sarıldığı, bu esnada katılanın göğüslerini ellediği, cinsel organını katılanın arka bölgesine dokundurduğu, olay sonrasında da sanığın, katılana 20,00 TL para uzatarak “sana harçlık vereyim” şeklinde söz sarf ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık savunmalarında, katılan … ile arkadaş olduklarını, katılanın telefon numarası bulunmasa da kendisi sahilde tekne turu yaptırdığı için görüşmek istediğinde katılanın sahile geldiğini ve bu şekilde görüştüklerini beyan etmiş ise de, bu savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun açık olduğu, kendisi ile bir husumeti bulunmayan katılan …’ün sanığa iftira atmasını gerektirecek bir sebebin de bulunmadığı, bu haliyle iddia, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkisiz ve tutarlı beyanları, kamera görüntüleri, kaldırma kararı sonrası dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın eylem öncesinde takip ettiği mağdura Bim marketinin yerini sorup, akabinde motosikletinin çalışmadığı yalanı ile mağdurdan yardım istemesi şeklindeki kurguladığı mizansen kapsamında, kendisine yardımcı olmaya çalışan mağdurun göğüslerine dokunmak, beline sarılmak ve cinsel organını arka bölgesine dokundurmaktan ibaret eylemlerinin ani ve kesintili olduğu, süreklilik arz etmediği, bu nedenle sanığın eylemlerinin cinsel istismar boyutuna ulaşmayıp sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli, 2023/407 Esas, 2023/316 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.