Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/9 E. 2023/4252 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9
KARAR NO : 2023/4252
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
KARAR : Direnme

İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/186 Esas, 2019/301 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2017/8569 Esas, 2019/8969 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;

Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure …’un velayet hakkına sahip annesi olan …’nın, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin kararı temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2015/192 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca mağdure sayısınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2015/192 Esas, 2016/135 Karar sayılı re’sen de temyize tabi kararının katılanlar … … ve … vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/12805 Esas, 2017/651 Karar sayılı kararı ile sanığın her bir mağdura karşı eyleminin açıkça yer, zaman ve eylemin şekli gösterilerek açıklanması gerekirken mağdurelere yönelik fiillerden iddianamede açıkça bahsedilmemesi karşısında sanık hakkında mağdurelere karşı ayrı ayrı cinsel istismar suçundan kamu davası açıldığının kabul edilemeyeceği gözetilmeden hükümler kurulması; sanık hakkında yürütülen disiplin soruşturması sırasında alınan rapora göre pedofilik eğilimleri olduğunun düşünüldüğü gözetilerek cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığına dair heyet raporu alınmasından sonra toplanacak delillere göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2017 tarihli ve 2017/114 Esas, 2017/149 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine (Mağdure sayısınca) karar verilmiştir.

4. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2017 tarihli ve 2017/114 Esas, 2017/149 Karar sayılı kararının katılan mağdureler vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2017/8569 Esas, 2019/8969 Karar sayılı kararı ile Dairenin ilk hükümlere yönelik bozma ilamına uyulmasına rağmen ilamda belirtilen eksiklikler ikmal edilmeden ve sanığın mağdurelere yönelik eylemleri ayrı ayrı belirlenip bütün delillere birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması nedeniyle bozulmasına karar vermiştir.

5. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/186 Esas, 2019/301 Karar sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesi ile sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine (Mağdure sayısınca) karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.12.2019 tarihli ve 14-2019/84883 sayılı, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdure … Vekilinin Temyiz İsteği
İddianamede sanığın mağdurelere karşı suça konu eylemleri ne şekilde gerçekleştirdiğinin açıkça yazıldığına, iddianame kabulü sonrasında kovuşturma aşamasına geçildiğine, iade prosedürü işletilemeyeceğine göre hakimin iddianamede gördüğü eksiklikleri bertaraf edecek şekilde ifadeleri almasının gerektiğine, eksik gördüğü hususları tamamlaması gerektiğine, iddianamenin yetersiz olduğu gerekçesine istinaden beraat kararı verilemeyeceğine, sanığın pedofilik eğilimleri olduğunu belirleyen raporun sanığın atılı suçları işlediğinin en büyük delili olduğuna, yerel mahkemenin ilk verdiği mahkumiyet kararı ile son direnme kararı arasında sanık lehine gelişen bir durum olmamasına rağmen çelişkili kararlar verilmesinin hukuk mantığına aykırı olduğuna, mağdurelerin verdikleri ifadelerin öğretilebilecek tarzda olmadığına, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Mağdure … … Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın pedofilik eğilimleri olduğuna dair raporun suçun delili olduğuna, sanığın intikal sonrası yürütülen soruşturma neticesinde memurluktan çıkarıldığına, bu işleme karşı iptal davası açılmadığına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına, sanığın mağdureleri dövmesi ve onlara sıfır vermekle tehdit etmesi, sıkı sıkıya tutma şeklinde cebir uygulaması sebebiyle aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir.

C. Mağdureler … … ve … Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın pedofilik eğilimleri olduğu belirlenmesine rağmen bu husus göz ardı edilerek beraat kararı verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın daha önce öğretmenlik yaptığı bir okulda iki kız öğrenciye yönelik aynı fiilleri işlemesi sebebiyle başka bir mahkemede ceza verildiğine, yüzeysel bir inceleme ve gerekçe ile sanık hakkında beraat kararları verilmesinin eksik inceleme yapıldığının göstergesi olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “…15/06/2012 tarihinde Ümraniye de bulunan İstanbul *** *** İlköğretim Okulunda Sınıf Öğretmeni olarak görev yapan ve 27/02/2015 tarihinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanun’un 137 ve 141 Maddeleri uyarınca görevden uzaklaştırılan sanık …’in öğrencileri olan mağdurların annelerinden … ***, … ***, … ***, … ***, … ***, ve … ***’ın 26/02/2015 tarihinde Polise başvurmaları ve Polisteki beyanları üzerine yapılan hazırlık soruşturması sonucu sanık hakkında başlangıçta 24/04/2015 tarihli iddianame ile mahkememizin 2015/192 esasına kayıtlı dava açılmıştır. Dava da tek kanıt ilkokul birinci sınıftan itibaren iddiaların ortaya atıldığı, 2015 yılı Şubat ayına kadar söz konusu okulda ve sınfta sanığın öğrencileri olarak öğrenim gören mağdur çocukların bir kısmının çelişkili anlatımlarıdır. Mağdur Çocuklardan … *** , … *** mahkememizin 15/07/2016 tarihli oturumunda sanık öğretmen’in kendilerine cinsel istismarda bulunmasının söz konusu olmadığını ifade etmişler, keza mağdurlardan Sümeyye *** mahkememizin 26/01/2017 tarihli oturumunda da sanığın sınavdan 5 aldığı için bir kez kendisini boynundan öptüğünü ifade etmiştir. Öğrenci olan tanık … … *** mahkememizin 30/03/2016 tarihli oturumunda öğretmenlerine iftira atıldığını niye atıldığını bilmediğini, … *** da daha sonra öğretmene iftira atıldığını duyduğunu beyan etmiş … *** isimli öğrenci de aynı oturumda herkesi dövdüğünü kız arkadaşlarını kucağına alıp öptüğünü görmediğini, kız arkadaşlarının birşey yaptığını görmediğini beyan etmiş … … *** de aynı yönde anlatımda bulunmuştur. Olayın ortaya çıkışı , sınıfta öğrenci arkadaşları arasında baskın kişiliğe sahip olduğu mağdur öğrenciler tarafından da ifade edilen 2006 doğumlu … … *** ‘ın 2015 yılı Şubat ayında mahkememizin 11/11/2015 tarihli oturumunda da ifade ettiği üzere ” … ile yaramazlık yapmıştık, heralde buna çok kızmıştı, benim saçımdan çekti ağladım annemi telefonla aradım sonra eve gittim olanları anlattım” şeklindeki anlatımdan da anlaşılacağı üzere bu öğrencinin sanık Öğretmen tarafından saçının çekilmesi ve ağlaması nedeniyle gündeme getirilmiştir. Yine mağdur çocuklardan … *** nın annesi … ***’nın keza mağdur çocuklardan …’ün babası … ***’ın mahkememizdeki çocuklar ile konuştuklarında öğretmenin kendilerine iddia edilen davranışlarda bulunmadıklarını söylediklerine dair anlatımları keza mağdur … ***’ın babasının dilekçesi iddianamede mahkememice uyulan Yargıtay 14.CD Başkanlığı’nın söz konusu bozma ilamında belirtildiği üzere ne zaman nerede ne şekilde mağdurelere karşı Cinsel İstismarda Bulunulduğunun açıkça belirtilmemesi ,yargılama sırasında da mağdure çocukların ne zaman nerede söz konusu cinsel istismara maruz kaldıklarına ilişkin açık ve kesin olmayan anlatımlarına göre, Öğretmen olan sanığın yaşı küçük öğrencilere karşı sert davranışlar da bulunduğu bu davranışların etkisi altında kalan bir kısım mağdur öğrencilerin bu defa söz konusu kesinlik arz etmeyen iddiaları gündeme getirmiş olmalarının da mümkün ve muhtemel olduğu, birinci sınıftan üçüncü sınıfın ortalarına kadar olduğu iddia edilen eylemlerin yaklaşık üç yıl süreyle çocuklar tarafından ailelerine anlatmamalarının mümkün olmadığı sanığın bu nedenle söz konusu eylemleri işlediğine dair kanıt olmadığı kabul edilerek sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmiş .Usulüne uygun olmadığı Yargıtay 14 CD Başkanlığınca 14/02/2017 tarih 2016/12805 esas 2017/651 karar sayılı kararı ile kabul edilen iddianame , bunun yanı sıra mahkememizce sanığın üzerine atılı öğrencileri olan mağdurelere karşı cinsel istismarda bulunma suçunu işlediğine dair kanıt olmadığı kabul edilerek beraatine karar verilmiş olması nedeniyle TCK nun 32.maddesinin uygulanması yönünden mahkememizin bozulan 2017/114 esas, 2017/149 karar sayılı kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere sanığın raporunun aldırılmasına gerek görülmemiştir zira TCK nun 32 maddesinin uygulanmasını gerektiren akıl hastalığı veya zayıflığı hali söz konusu olacak olsa bile sanığın beraatine karar verildiği için sonuca bu nedenle bir etkisi olmayacaktır…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın atılı suçlardan beraatine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure … Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure …’un velayet hakkına sahip annesi olan …’nın, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin kararı temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Mağdureler … …, … …, … ve … Vekillerinin Temyiz İstekleri Yönünden
1. Mahkemenin direnme kararı; her bir mağdureye yönelik istismar eylemlerinin neler olduğu açıkça belirlenmeden tanzim edilen iddianameye istinaden mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı kamu davası açılmış kabul edilemeyeceği ve disiplin soruşturması sırasında sanığın pedofilik eğilimleri olduğunun düşünüldüğüne dair tek hekim raporu alınması karşısında, ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin heyet raporu alınması gerektiği gözetilerek hüküm yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası kurulan hükümlerde yeni gerekçeler gösterilmemesi nedeniyle anılan hükümlerin direnme niteliği taşıması karşısında, direnme kararının incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla Tebliğname’deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdure … Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/186 Esas, 2019/301 Karar sayılı kararırına yönelik mağdure … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Mağdureler … …, … …, … ve … Vekillerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/186 Esas, 2019/301 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2017/8569 Esas, 2019/8969 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.