YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9293
KARAR NO : 2023/7169
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/270 E., 2023/557 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/688 Esas, 2022/927 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.04.2023 tarihli ve 2023/270 Esas, 2023/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın mağdure ile gönül ilişkisi yaşadığını, sürtünme yolu ile birliktelik yaşandığını, bu konuda adlî tıp kurumundan rapor aldırıldığı ve sürtünme yolu ile birlikteliğin mümkün olduğunu, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, suçlamaları kabul etmediklerini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini, zincirleme suç hükümlerinin uygulanırken alt sınırdan artırım yapıldığını, katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde;”Mahkememizce iki kez gerçekleşen istismar eylemine mağdurun rızasının olmadığının kabulünde önem arz eden husus sanığın, mağduru çok yakın akraba olmaları nedeniyle mağdurunun ailesinin öğrenmesi halinde mağduru öldürecekleri yönünde tehdit ettiğidir. Bu husus mağdurun gerek soruşturma aşamasındaki gerekse de mahkememiz huzurundaki beyanları gerekse de mağdurun içinde yaşamış olduğu sosyal ve kültürel çevre ve baskı ortamından kaynaklı namus olgusuna atfedilen değer ve böyle bir eyleme maruz kalan bir kızın öldürülmekle karşı karşıya kalmasıdır. Dosya kapsamında mağdurun içinde bulunduğu aile ve sosyal ve kültürel çevrenin bakış açısının vardığı boyutu ortaya koyacak en önemli sonuç mağdurun ailesinden korkması ve sanık …’in baskı ve tehdidi sonucunda gerçekte yaşanmamasına rağmen kendisini istismar eden kişinin … olduğunu söylemesinin ardından mağdurun kardeşleri olan … ve …’in …’i bıçaklayıp öldürdükleri ve sanık …’in de gerçekte yaşananları bilmesine rağmen ve kendisinin mağduru istismar etmesine rağmen …’i bulmalarına yardım ettiği Gaziantep CBS 2019/60423 Sor. Sayılı iddianame kapsamında açılan dava olan Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/205 E. 2022/141 K. Sayılı 11/03/2022 tarihli kararı ile sabittir. Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/205 E. 2022/141 K. Sayılı 11/03/2022 tarihli kararı incelendiğinde mağdurun söz konusu davada vermiş olduğu beyanları ile mahkememiz huzurunda vermiş olduğu beyanlarının birbirleri ile uyumlu olduğu saptanmış ve mağdurun ailesinden korktuğu için kendisini baskı altında hissettiği ve özellikle de sanık …’in mağduru gerçekleri söylememesi husunda tehdit ettiği sabittir. Sanık …’in yaşanan olaylarla ilgisi olmayan ve mağduru istismar etmeyen … … isimli kişinin mağdurun abileri olan … ve …’in öldürmesi eylemine sanık …’in yardım ettiği, sanık …’in …’in öldürülmesi olayında aracını … ve …’e verdiği ve bu araçla İsmet ve …’nin …’i öldürmeye gittikleri, sanık …’in …’in numarasını bulup İsmet ve …’e verdikleri ve …’in sanık …’i tanıması nedeniyle sanık …’in buluşmayı planlayarak …’in öldürülmesi olayına yardım ettiği tüm dosya kapsamı ile sabittir. Tüm bu sabit hususlar dikkate alındığında mağdurun ilk ÇİM ifadesinde kendisini istismar eden kişinin … olduğunu ifade etmiş ve bu husus mağdurun ilk etapta ifadelerinde tutarsızlık olduğu izlenimini uyandırmakta ise de mağdurun gerek içinde bulunduğu aile ve sosyolojik ortam gerekse de kendisinden yaşça çok büyük olan sanık …’in mağduru …’in adını vermekle yönlendirdiği ve mağdurun ailesinden korkuğu için amcasının oğlu olan sanığın kendisine istismarda bulunduğunu söyleyemediği mahkememizce kabul edilmiştir. Mağdur yetiştirilme tarzı ve içinde bulunduğu sosyolojik çevre değerlendirildiğinde ilk ÇİM ifadesinde olayla ilgisi olmayan başka bir ismi söylemek zorunda kendisini hissetmiştir. Yine dosya içeriğinde yer alan ÇİM ifadesinin dökümünde de soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarında da belirtildiği üzere mağdurun sürekli ‘ailem bilirse öldürür, ailem öğrenmesin, ailem öğrenirse Ferset’i de beni de öldürür’ şeklindeki ifadeleri de mağdurun aile baskısı altında olmasından dolayı ilk ÇİM ifadesinde kendisini istismar eden kişinin sanık … olduğunu söylememiştir. Olayların ilk oluş şekli ve meydana gelen sonuçlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde mağdurun sanık tarafından gerçekleşen cinsel istismar eylemlerine rızasının olmadığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. Mahkememizce üzerinde durulan bir diğer husus ise sanığın mağdura karşı tehdit ve cebir kullanmak suretiyle rızası dışında gerçekleştirmiş olduğu cinsel istismar eyleminde nitelikli hal olan organ sokmak suretiyle ilişki yaşanıp yaşanmadığıdır. Sanık her ne kadar savunmasında mağdurla yaşamış olduğu iki farklı zamanda gerçekleşen istismar eylemlerinde yalnızca sürtünme yolu ile istismarda bulunduğunu beyan etmiş ise de dosya kapsamına mağdurun soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarında sanığın içine girdiğini, mahkememizde vermiş olduğu beyanlarında ise sanığın iki kez içine boşaldığını ifade etmesi karşısında eylemin nitelikli hal kapsamında olan TCK 103/2 maddesi uyarınca organ sokmak suretiyle gerçekleştiği kabul edilmiştir. Mağdurun sanığın ‘içime boşaldı’ şeklindeki ifadesi ve … çocuğun sanığın DNA sı ile uyumlu bulunması karşısında her iki cinsel istismar eyleminde organ sokmadan gebeliğin gerçekleşemeyeceği değerlendirilmiştir. Aynı zamanda dosya kapsamında yer alan 29/12/2021 tarihli ATK raporuna göre kişinin gebe kalması için yeterli miktarda spermin vajina içine girmesi gerektiğinin ifade edilmesi karşısında ve mağdurun da içime boşaldı şeklindeki ifadesi de birlikte değerlendirildiğinde eylemlerin yalnıza sürtünme şeklinde gerçekleşmediği mahkememizce kabul edilmiştir.” hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.04.2023 tarihli ve 2023/270 Esas, 2023/557 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.