Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/9383 E. 2023/8634 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9383
KARAR NO : 2023/8634
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/453 E., 2023/535 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında cinsel taciz suçu ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından tesis edilen hükümlerin istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmediği dikkate alındığında, sanık hakkında temyize konu edilen nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılan temyiz incelemesinde,

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2021/377 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/453 Esas, 2023/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın kolluk ifadesinde kanuni haklarının hatırlatılmadığı, başka şahsa ait matbu ifade tutanağına göre işlem yapıldığı görüldüğünden soruşturmadaki ifadelerinin 5271 sayılı Kanun’un 148 inci maddesine aykırı olduğuna, ayrıca sanığın sonradan kabul etmediği savcılık ve Sulh Ceza Hakimliğindeki beyanlarının tanık beyanları ile örtüşmemesi nedeniyle korktuğu için gerçeğe aykırı bir şekilde verildiğini gösterdiğine, tanıkların görgüye dayalı beyanlarının bulunmadığına, kriminal raporda olay yerinde alınan eşyalarda maddi delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine ve dilekçesine yer alan diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece, katılan mağduru hafif-orta mental zeka geriliği bulunduğu, aynı köyde yaşamaları nedeniyle sanık ile tanıştıkları, katılan mağdurun sanığın kahvehanesinde zaman zaman çalıştığı, sanığın zeka geriliği bulunan, ruh bakımından kendisini savunamayan katılan mağdurla çağırdığı kahvehanede 02.08.2021 günü anal, bu tarihten yaklaşık 1-1,5 ay önce okulun arkasındaki tuvallette anal ve oral, 2021 yılı Nisan ayında sanığın evinde anal ilişkide bulunduğu, muayene raporlarına göre katılan mağdurda mevcut hafif-orta zeka geriliğinin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, cinsel saldırı eylemlerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, kendisinde tespit edilen zeka geriliği ile konuşma bozukluğu ve dismofik görünüm birlikte değerlendirildiğinde durumunun hekim olmayanlarca anlaşılabileceği, beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceği tespit edildiği, her ne kadar sanığın savcılık ve sorgu hakimliğinde katılan mağdurun rızası bulunduğunu savunmuş ise de sanık tarafından yakınen de tanınan katılan mağdurun rızasının hukuken geçerli olmadığı, ve katılan mağdura yönelik değişik zamanlarda birden fazla kez vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediğinin sabit kabul edildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın 5271 sayılı Kanun’un 147 nci maddesi uyarınca ifadesinin alındığı ve hakkındaki suçlamaları kabul ettiği, 12.08.2021 tarihli müdafisi eşliğinde alınan savcılık beyanı ile aynı tarihli sorgu beyanları karşısında, 11.08.2021 günlü kolluk ifadesine yönelik temyiz isteği sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/453 Esas, 2023/535 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.