Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/9878 E. 2023/6843 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9878
KARAR NO : 2023/6843
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/701 E., 2023/693 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/536 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2023/701 Esas, 2023/693 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafii Temyiz İsteminde
Özetle; sanığın ceza verilmesine neden olan yargılama konusu ile ilgisi olmadığını, söz konusu olayın asıl mağdurun sanık olduğunu, dosyada herhangi bir delilin yer almadığını, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İsteminde
Özetle: Sanığın suçu işlediğinin sabit olduğunu, alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, katılan kurum lehine vakalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Katılan Mağdur Vekili Temyiz İsteminde
Özetle; sanığın suçunun sabit bulunması, mağdur küçüğün yaşı , olayın gerçekleştiği esnada ıssız bir tarlada kendi başına savunmasız bir halde iken gerçekleşmesi karşısında yapılan yargılamada sanık hakkında alt sınıra yakın ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, üst sınırdan ceza verilmesini talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; ”Sanık …’in Afgan uyruklu olup mağdurun yaşadığı köyde çobanlık yaptığı, olay günü mağdur …’nun annesi olan müdahilin komşularına ait pancar tarlasında çalıştığı sırada sanığın tarlada bulunan mağdur …’nun yanına geldiği, kendisinden bir şey yapmasını isteyerek elinden tutttuğu ve mağdurun elini kendi cinsel organına kıyafetleri üzerinden değdirdiği, mağdurun sanığa kendisini bırakmasını ve gideceğini söylemesi üzerine sanığın mağdurun gitmesine izin verdiği, mağdurun olayın akabinde annesinin yanına giderek olanları anlattığı, sanığın savunmasında olay günü hasat edilmiş pancar tarlasında koyunlarını otlattığı sırada üç kişinin gelerek kendisini dövdüğünü, daha sonra yanında çobanlık yaptığı … …’in olay yerine gelerek kavgayı ayırdığını, müşteki ve mağdurun bu nedenle kendisi hakkında asılsız ithamlarda bulunduğunu, mağdura yönelik cinsel bir eyleminin olmadığını söylediği anlaşılmış olup, olayın meydana geliş şekli, müştekinin suçun gerçekleştirdiği tarlaya yardım amaçlı gittiğini beyan etmiş olması, mağdurun olaydan sonraki tutum ve davranışları birlikte değerlendirildiğinde, mağdur … müştekinin sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumet bulunmadığı ve mağdurun aşamalarda istikrarlı ve samimi beyanlarda bulunduğu, bu nedenle mağdurun beyanlarına itibar etmek gerektiği, sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, sanığın bu şekilde yaşı küçük mağdurun elini tutarak kıyafetlerinin üzerinden mağdurun elini cinsel organına değdirdiği, sanığın eyleminin kısa süreli olması nazara alındığında eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, ancak sanığın kastının yoğunluğu, eylemin niteliği ve mağdurun yaşı nazara alınarak sanık hakkında verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı 12 yaşından küçük çocuğun sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde cinsel istismarı suçunu işlediği kanaatına varılmakla” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2023/701 Esas, 2023/693 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.