Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2008/15377 E. 2010/3049 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15377
KARAR NO : 2010/3049
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA :Davacı fark kıdem tazminatı,kıdem tazminatı faizi, fark yıllık izin
ücreti, ücret alacağı, 2003 melbusat bedeli, tatil zammı, ikramiye farkı, ilave tediye
alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır..
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin işyerinde sürekli işçi olarak çalışıp çalışmadığı husus taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının geçici işçi olarak çalıştığı belirtilerek toplu iş sözleşmesinin 44/4. maddesi uyarınca muvakkat işçilere sağlanan haklar doğrultusunda hesaplama yapıldığı bildirilmiştir. Davacı işçi temyizinde sürekli işlerde kesintisiz çalıştırıldığını ileri sürmektedir. Dosya içinde Sosyal Sigortalar Kurumu dosyası olsa da, işyeri şahsi dosyası bulunmamaktadır. Mahkemece işçiye dair işyeri dosyası da getirtilmeli ve davacının toplu iş sözleşmesinin bazı hükümlerinden yararlanamayan muvakkat işçi statüsünde olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Konuyla ilgili olarak eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur.
3- İlave tediye ve ek ödeme hesabı ile ödeme belgeleri noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilave tediye ile ek ödeme alacakları toplamı her yıl için 90 gün üzerinden hesaplanmış ve işverence yapıldığı bildirilen ödemler düşülerek davacının talep edebileceği miktar belirlenmiştir. Rapora her iki taraf da ayrıntılı biçimde itiraz etmiştir. Davalı vekili ilave tediye ve ek ödemelerin her yıl için 112 gün üzerinden ödendiğini ileri sürmüş, davacı ise hesaplamanın davalı vekilinin de kabul ettiği üzere her yıl için 90 gün yerine 112 gün olarak yapılması gerektiğini, ayrıca 2003 yılı için ilave tediye ödemesi yapılmadığını bu yönde mahsubun yerinde olmadığını bildirmiştir. Mahkemece her iki tarafın bu yönde itirazları yeterinde değerlendirilmiş değildir. Kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
4-Davacı işçi işyerinde 15.11.2003- 21.11.2003 tarihleri arasında da çalıştığını ileri sürerek belirtilen süreye ait ödenmeyen ücretlerini talep etmiş, işverence davacının ücretlerinin ödendiği belirtilmiştir. Dosyada davacıya anılan dönem ücretlerinin ödendiğine dair bir belgeye rastlanmamıştır. Bilirkişi ek raporunda bir ödeme belgesinden söz edilmiş ve mahkemece anılan isteğin reddine karar verilmiştir. Davacı işçi konuya dair işçinin imzasının taşıyan bir bordronun olmadığını ve Sosyal Sigortalar Kurumuna pirim ödendiğini gösteren belgelerin ücret ödenmesi noktasında delil oluşturmayacağını ileri sürerek rapora itirazda bulunmuş, aynı gerekçeyle hükmü temyiz etmiştir. Mahkemece bu konu üzerinde de yeterince durulmamıştır. Davalı işverenin sözünü ettiği ödeme belgesi getirtilmeli ve işçinin imzasını taşıyıp taşımadığı belirlenerek ücret alacağı noktasında bir karar verilmelidir.Dairemizin emsal kararları doğrultusunda hükmün bu yönlerden bozulması gerekmiştir.(Yargıtay 9.HD 20.1.2009 gün 2008/36690 ., 2009/255 K.)
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.