Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2008/15378 E. 2010/3050 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15378
KARAR NO : 2010/3050
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA :Davacı, fark kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi, fark yıllık izin
ücreti, 2003 Melbusat bedeli, tatil zammı, ikramiye farkı alacaklarının ödetilmesine karar
verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin işyerinde sürekli işçi olarak çalışıp çalışmadığı husus taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının geçici işçi olarak çalıştığı belirtilerek toplu iş sözleşmesinin 44/4. maddesi uyarınca muvakkat işçilere sağlanan haklar doğrultusunda hesaplama yapıldığı bildirilmiştir. Davacı işçi temyizinde sürekli işlerde kesintisiz çalıştırıldığını ileri sürmektedir. Dosya içinde Sosyal Sigortalar Kurumu dosyası olsa da, işyeri şahsi dosyası bulunmamaktadır. Mahkemece işçiye dair işyeri dosyası da getirtilmeli ve davacının toplu iş sözleşmesinin bazı hükümlerinden yararlanamayan muvakkat işçi statüsünde olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Konuyla ilgili olarak eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Davacı işçi işyerinde 15.11.2003- 21.11.2003 tarihleri arasında da çalıştığını ileri sürerek belirtilen süreye ait ödenmeyen ücretlerini talep etmiş, işverence davacının ücretlerinin ödendiği belirtilmiştir. Dosyada davacıya anılan dönem ücretlerinin ödendiğine dair bir belgeye rastlanmamıştır. Bilirkişi ek raporunda bir ödeme belgesinden söz edilmiş ve mahkemece anılan isteğin reddine karar verilmiştir. Davacı işçi konuya dair işçinin imzasının taşıyan bir bordronun olmadığını ve Sosyal Sigortalar Kurumuna pirim ödendiğini gösteren belgelerin ücret ödenmesi noktasında delil oluşturmayacağını ileri sürerek rapora itirazda bulunmuş, aynı gerekçeyle hükmü temyiz etmiştir. Mahkemece bu konu üzerinde de yeterince durulmamıştır. Davalı işverenin sözünü ettiği ödeme belgesi getirtilmeli ve işçinin imzasını taşıyıp taşımadığı belirlenerek ücret alacağı noktasında bir karar verilmelidir.
4-Davacı işçi, kıdem tazminatı faizi isteğinde bulunmuş, mahkemece ödeme anında faiz hakkı saklı tutulmadığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan 19.1.2004 tarihli dilekçede davacı işçi, kıdem tazminatının sair hakları ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla banka hesabına ödenmesini talep etmiştir. Dosya içeriğine göre kıdem tazminatı 29.1.2004 tarihinde ödenmiştir. Davacının iş sözleşmesi 21.11.2003 tarihinde feshedilmiş olup, kıdem tazminatı 68 gün sonra ödenmiştir. Davacının ödeme öncesindeki dilekçesi faiz yönünden ihtirazi kayıt anlamındadır. Buna göre faiz alacağının talebi mümkün görülmelidir. Mahkemece dosya içindeki bilirkişi raporları bir değerlendirmeye tabi tutularak istekle bir karar verilmesi gerekirken isteğin reddi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.