YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/23813
KARAR NO : 2012/36534
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, izin ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
… İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.’un 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde ücret alacağı için 500 TL, kıdem tazminatı alacağı için 500 TL, fazla çalışma ücreti için 100 TL, genel tatil ücreti için 10 TL, izin ücreti için 50 TL ve asgari geçim indirimi alacağı için 10 TL olmak üzeri toplam 1.170 TL’ lik kısmi dava açmış yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacakların kesinlik sınırının üzerinde hesaplandığı ve mahkeme tarafından bilirkişi raporunda hesap edilen rakamlara itibar edildiği kabul edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.170 TL alacak hüküm altına alınmıştır.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirleneceğinden mahkemece hakedildiği kabul edilen miktarın kesinlik sınırının üzerinde olduğu gerçeği karşısında kararın kesin olmadığı,karar da hükmün kesin olduğunun yazılmasının sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından mahkemenin 27/04/2010 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan inceleme sonunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.