Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2011/26065 E. 2013/25528 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/26065
KARAR NO : 2013/25528
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ(3. İŞ)

DAVA: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2003-30.04.2008 arasında MODELİST olarak çalıştığını, son dönemlerde maaş ve diğer özlük haklarını zamanında alamamaya başladığını, davacının maaşının zamanında ödenmesini ve sigorta primlerinin gerçek maaşı üzerinden ödenmesini birçok kez şifahen talep ettiğini, davalının sürekli oyaladığını, müvekkilinin davalı tarafa ödemelerin düzenli yapılmasını aksi halde haklı nedenle iş akdini feshetmek zorunda kalacağını ifade ettiğini, davacının bu ifadesi sonrası davalının haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilini işten çıkardığını,… Bölge Müdürlüğüne müracaat edildiğini, yasal haklarının yapılan tespite rağmen ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının 850,00 TL bakiye ücret alacağını ödediğini, kalan kısma itiraz ettiğini, davacının son ücretinin net 1.000 TL olduğunu, davacının çalışma sürelerine itirazı olmayan davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin sigorta primlerinin gerçek maaşı üzerinden ödenmesini ve maaşının düzenli ödenmesini, aksi halde işten ayrılmak zorunda kalacağını ifade ettiği için işten çıkarıldığını, davacının alacağının müfettişlik raporu ile tespit edildiğini, alacağın likit olduğunu iddia ederek kısmi itirazın iptali ile takibin devamına, % 40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, 28 yıllık firmasında güvene dayalı bir aile ortamında çalışma olduğu ve muhasebesi dışarıdan tutulduğu için bu güne kadarki çalışanlarına yaptığı ödemelerin de imza karşılığı olmadığını, davacının 5 yıllık çalışmalarına karşılık tüm haklarını ödediğini, davacının icra takibi yaparken aldığı maaşla gösterilen maaş arasında fark olduğunu söyleyerek kendisini zor durumda bırakmak istediğini, aldığı paranın yol ve yemek parası olduğunu bildiğini, davacının, kendisi üretimi durdurduktan ve herkesi işten çıkarmadan önce 25 gün hiç haber vermeden işe gelmediğini, tüm haklarını kaybettiğini ve işlerinin bozulmasına sebebiyet vererek kendisini iflasa götüren nedenlerden biri olduğunu, mağduriyetini de düşünerek kıdem tazminatı tutarı olan parayı ödeyeceğini söylediği halde, kabul etmediği gibi, sigorta müfettişinin olayları bilmeden kaleme aldığı rapora dayanarak kendisinden tehditle ne kadar fazla para koparırım derdinde olduğunu, mahkemenin verdiği süre ve anlaşma çerçevesinde gene bir rakam önerdiği halde çok büyük rakamlar çıkararak önerisini kabul etmediklerini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 6.175,00 TL’ye takip tarihinden itibaren en yüksek banka faizi, 3.047,27 TL’ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek kaydıyla 9.222,27 TL asıl alacak ve 1.269,32 TL işlemiş faiz yönünden devamına, işlemiş faize ayrıca faiz işletilmemesine, itiraza uğrayan ve likit olan 850 TL ücret alacağı yönünden hesaplanacak % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükümdeki 3.047,27 TL’nin ihbar tazminatı ve ücret toplamı olduğu anlaşılmakla hükümde bu ayrımın yapılmamış olması sonuca etkili görülmemiştir.
3-İcra inkar tazminatına konu ücret alacağına itiraz olmadığı halde bu alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup bozma nedeni ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/1 maddesi yollaması ile HUMK madde 438/7 uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:Hüküm fıkrasındaki icra inkar tazminatına ilişkin paragraf tamamen çıkartılarak, yerine “Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.