Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2011/45176 E. 2013/32765 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/45176
KARAR NO : 2013/32765
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01.05.2003 tarihinde davalı işyerinde şoför olarak çalışmaya başladığını, ücretlerini alamaması nedeniyle 24.12.2008 tarihinde işten ayrıldığını, 2008/Ekim ayı ücret alacağının ödenmediğini, ödenmeyen ücretlerin tahsili amacıyla … 18. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15630 takip sayılı dosyası ile davalı aleyhine takibe geçildiğini, takip sonrası çalışmaya devam ettiğini ancak 2 aylık ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti ve genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının işe giriş tarihinin 06.05.2003 olduğunu, kendi isteği ile işten ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, ücretlerin hem takip dosyasına hem de konutta havaleli olarak mükerrer ödendiğini, 886,60 TL mükerrer ödemenin kıdem tazminatından mahsubu gerektiğini, takas/mahsup definde bulunduklarını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 06.05.2003 -24.12.2008 tarihleri arasında çalıştığı, davacıya ücret alacaklarının icra takibi ile ve geç ödendiği, geniş anlamda ücret kavramı içinde asıl ücretle birlikte fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin de girdiği, dosya kapsamına göre bu alacakların işverence ödenmediği, davacının 4857 sayılı yasa 24/ll-e maddesi gereğince iş akdini haklı nedenle sona erdirdiğinin kabulü gerektiği, yıllık izinlerin kullandırıldığı, usulünce tutulmuş belgelerle ispatlanmakla talebin yerinde olmadığı, fazla mesai alacağı bulunduğu, imzalı ücret bordrolarına göre bayram çalışma karşılığı ücretinin ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir (Yargıtay 9.HD. 18.11.2008 gün 2007/32717 E, 2008/31210 K.).
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; ibraz edilen bordrolardan, 2006/Ocak-Şubat-Nisan-Ağustos ve Ekim ile 2007/Nisan aylarının imzalı olduğu ve fazla mesai tahakkuku bulunduğu, 2008 yılında ise Eylül ayı hariç diğer ayların tahakkuk ettirilen fazla mesai ücretlerinin bir kısmının banka yolu ile, bir kısmının da yine imzalı bordro ile davacıya ödendiği görülmektedir. Mahkemece imzaların aidiyeti yönünden davacının beyanı alınarak, imzaların davacıya ait olduğunun tespiti halinde ödeme yapılan ayların ve banka yolu ile yapılan ödemelerin fazla mesai hesabında dışlanması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.