YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/49321
KARAR NO : 2013/34383
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı birleşen dosya davalısı, cezai şart alacağının ödetilmesine davalı birleşen dosya davacısı ise kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içerisinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş, davacı (birleşen dosya davalısı) avukatı tarafından duruşma talep etmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı – Birleşen Dosya Davalısının İsteminin Özeti:
Davacı şirket vekili; şirketin endüstri ve otomobil boya sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının 26/07/2010 tarihinde kendi irade ve beyanıyla ihbar öneline uymadan ve geçerli bir sebep bulunmaksızın işten ayrıldığını ve ayrılır ayrılmaz aynı sektörde rakip firmada işe başladığını, teknisyenlerin yapmış oldukları görevleri nedeni ile teknik ve mesleki bilgi, donanım ve sırlara sahip olduğunu, ayrıca işverenin müşterilerini de tanıdığını, davalının iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına uymayarak iş akdini fesih edip aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkete geçmekle davacı işverenin ticari bilgi ve sırlarını rakip firmada kullanmak sureti ile mağduriyetine neden olduğunu ileri sürerek rekabet yasağı sözleşmesine dayanan cezai şart talebinde bulunmuştur.
B) Davalı – Birleşen Dosya Davalısının Cevabının ve İsteminin Özeti:
Davalı işçi vekili; rekabet yasağı sözleşmesinin yasal koşullarının oluşmadığını, maaşlarının eksik ödenmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve zorunlu ücretsiz izin kullandırıldığı için iş akdini haklı olarak feshetme gereği duyduğunu savunarak, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağının davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işçinin ücretlerinin ödendiğinin yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlendiği, ücretlerin ödenmiş olması ve ücret alacağı bulunmadığının belirlenmesi sebebiyle davacının buna dayanarak yapmış olduğu hizmet akdi feshinin haksız olduğu, feshin haksız olması sebebiyle davalı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, ayrıca davalı işçinin ücret alacağının bulunmadığının belirlenmiş olmasa sebebiyle de ücret alacağı talebinin de reddinin gerektiği, sözleşmeye konan cezai şartın B.K.’nun 349. maddesine göre süre, yer ve işin türü bakımından sınırlandırılması itibari ile koşulların oluştuğu, somut olayda konulan cezai şartın sadece işçi aleyhine konulmuş olduğu, bu şekilde konulan cezai şartın Yargıtay’ın cezai şartın geçerliliği konusundaki ilke kararları gereğince geçerli olamayacağı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen dosya davacısının tüm, davacı- birleşen dosya davalısı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda davacı taraf, davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi sebebiyle cezai şart istemekte olup, rekabet yasağının iş sözleşmesinin bitiminden sonraki bir tarihte ihlal edilmesi iş mahkemelerini görevli olmaktan çıkarmaktadır.
Ayrıca rekabet yasağının belirlenmesinde ticari sırrın ne olduğu uzman mahkemelerce değerlendirilmesi gereken ve piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur. Kaldı ki, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesiyle kanun koyucu, çok açık bir şekilde 818 sayılı Kanun’un 348. maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, veya hukuki sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardandır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29.02.2012 Tarih 2011/11-781 Esas- 2012/109 Karar sayılı ilamında da hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen 818 sayılı Kanun’un 348. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken uyuşmazlıklara ilişkin davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-3. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığı ve mutlak ticari davaların görülme yerinin ise, açık biçimde ticaret mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her safhasında re’sen nazara alınması gerekir.
Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.