Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/10365 E. 2014/12175 K. 10.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10365
KARAR NO : 2014/12175
KARAR TARİHİ : 10.04.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı ve karşı davalı maddi tazminatı, manevi tazminatı ile cezai şart alacaklarının ödetilmesine davalı ve karşı davacı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı reddetmiştir, karşı davayı kısmen hüküm altına almıştır
Hüküm süresi içinde davacı ve karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı/Karşı Davalı İşverenin İsteminin Özeti:
Davacı/karşı davalı işverenin Avukatı, işçinin, aralarında akdedilen sözleşmenin özel şartlar bölümündeki 13/P maddesine aykırı davrandığını, sözleşmenin bu maddesinde herhangi bir sebeple işyerinden ayrılması halinde 2 yıl boyunca aynı iş kolunda çalışmamayı, aksi davranışında 2 yıllık ücret tutarı tazminat ödemeyi taahhüt ettiğini iddia ederek, maddi ve manevi tazminat ile 2 yıllık brüt ücreti kadar alacak isteminde bulunmuştur.
B) Davalı/Karşı Davacı İşçinin Cevabının ve Karşı İsteminin Özeti:
Davalı/karşı davacı işçinin Avukatı, davacının iddiaların doğru olmadığını, müvekkilinin iş akdinin haksız feshedilğini, sözleşmede öngörülen tazminatı işverenin haklı feshi koşuna bağlı olduğunu, haksız fesih nedeniyle sözleşmeye aykırılık ve cezai şart tazminatından söz edilemeyeceğini, kaldı ki tek taraflı işveren lehine konulmuş olan cezai şart tazminatının yüksek Mahkemenin kararlarına göre geçersiz olduğunu, aynı şekilde BK’nun 348 ve 349. maddelerinde öngörülen haksız rekabet koşullarının da işkolu, yer ve zaman bakımından sınırlamalara tabi tutulduğunu, işçinin mahvına sebep olacak düzenlemelerin geçersiz kabul edildiğini, davalının işyerinin ticari sır ve bilgilerini yeni işyerine aktarmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş, karşı davasında ise müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 2 yıl süre ile ülke sınırları içinde veya dışında aynı iş kolunda hiçbir işte çalışmamasının işçinin Anayasadan kaynaklanan çalışma hak ve özgürlüğünün ortadan kalkması, O’nun ekonomik açıdan çökmesi sonucunu doğuracak nitelikte ağır bir sınırlama olarak kabul edildiğini, bunun ise BK’nun 349 maddesi hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle davacı işverenin

istemlerinin reddine karar verilmiş ve davalı/karşı davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağı hüküm altına alınmış, diğer taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı/karşı davalı işveren temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı/karşı davalı işverenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekalet ücreti noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, hüküm tarihinde uygulanması gerekli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 21 Aralık 2011 tarih ve 28149 sayılı Resmi Gazetede yayımlarak yürürlüğe girmiş olup, işbu tarife hükümleri uyarınca, davalı/karşı davacı işçinin davasının kısmi reddinden dolayı davacı/karşı davalı işveren lehine 400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, noksan şekilde 71,16 TL’na hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, işveren lehine hükmedilen vekalet ücreti ile ilgili paragrafında yeralan “71,16” rakamının hükümden çıkartılarak yerine “400,00” rakamının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.