YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17295
KARAR NO : 2012/35806
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ile davalılardan…Sistemleri A.Ş. avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence geçerli nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …Ş. cevabında diğer davalı …’nın dışarıdan hizmet satın alınması yolu ile güvenlik ve koruma ihtiyacını karşılamak üzere özel güvenlik ihalesi açtığını, banka ile 16.06.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, 16.06.2008 tarihinden itibaren İş Bankası projesinde çalıştırılmak üzere personel istihdam edildiğini, davacının “Belirli süreli hizmet sözleşmesi” ile 31.03.2011 tarihine kadar İş Bankası projesinde çalışmasını sürdürdüğünü, İş Bankası’nın 04.02.2011 tarihinde sözleşmenin sonu olan 01.04.2011 tarihinden sonra yenilenmeyeceğini bildirdiğini, asıl işveren İş Bankası’nın ihbarı üzerine belirli süreli iş sözleşmeleri kendiliğinden sona erecek olan çalışanların süre sonucunda herhangi bir mağduriyet yaşamamaları bakımından belirli süreli hizmet sözleşmesinin sona ereceği tarih tüm personele 15.02.2011 tarihinde ayrı ayrı bildirildiğini, bir kısım personelin kendilerine yapılmak istenen bildirimi imzalamadığını, durum tanıklar huzurunda tutanakla tespit edildiğini, davacıya da bildirimin 15.02.2011 tarihinde yapıldığını davanın bir aylık hak düşürücü süreden çok sonra 29.04.2011 tarihinde açıldığını, ayrıca sözleşme ihale süresine göre belirli süreli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Banka cevavında diğer davalı ile ilk önce 11.06.2008 tarihinde diğeri de 01.04.2010 tarihinde belirli süreli hizmet alım sözleşmesi yapıldığını, banka ile davacı arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, davacının işvereninin diğer davalı olduğunu, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin belirli süreli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden bulunmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın davalı …Ş. yönünden kabulüne, diğer davalı banka yönünden sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı …Ş. ve davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinin 15/02/2011 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, davacının bildirimi almaktan imtina ettiğine dair tutanak tutulduğu, tutanağın davalı tanıklarınca da doğrulandığı, davanın ise 29/04/ 2011 tarihinde açıldığı, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı bildirimin sonradan yapıldığına dair herhangi bir delil de sunmadığına göre dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F) Sonuç:
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 28.50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı …Ş.’ye ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 01.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.