YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23693
KARAR NO : 2012/35954
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı vekili, davacının kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının kurum bünyesinde sözleşmesi Boks antrenörü olarak 31/12/1997 tarihinde işe başladığını ve 65 yaşını doldurduğu gerekçesi iliş akdi 18.7.2007 tarihinde fesih ettiğini, kıdem tazminatı talep ettiğini fakat kıdem tazminatı hak etmediğine dair yazı verildiğini belirterek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, sözleşmesi personel olarak çalışan davacının açtığı davada idari yargının görevli olduğunu savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 1. maddesine de “Bu kanun Genel ve Katma Bütçeli kurumlar İl özel İdareleri, Belediyeler, il Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda kanunlarla kurulan fonlarda kefalet sandıklarında ve Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışanlar hakkında uygulanır. Sözleşmeli personel ve geçici personel hakkında bu kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır” hükmüne yer verildiğini, davacının ataması yapıldıktan sonra memur statüsünde devlet memurlar kanunu kapsamında görevini ifa ettiğinden, İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemelerinin kuruluş ve Görevleri hakkında 5/c maddesi gereğince genel hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmalıklara ilişkin davaları çözmekle görevli mahkemenin idare mahkemeleri görevi alanına girdiği gerekçesi ile davacının dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, idari yargının görevli olduğunun tespitine, 6100 sayılı H.M.K nun 323 ve 331.maddenin 2. fıkrası uyarınca yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin görevli mahkemece karar altına alınmasına, dosya gönderilmediği takdirde talep halinde mahkememizce karar verilmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine göre sözleşmeli memur “Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri” olarak tanımlanmıştır.
3289 Sayılı Gençlik Ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanunu’nun 30. Maddesi uyarınca “Beden Terbiyesi ve Spor Genel Müdürlüğü, lüzumu kadar yerli-yabancı spor uzmanı ve antrenörü, Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırabilir. Kimlerin spor uzmanı ve antrenör olarak sözleşmeli çalıştırılabileceği yönetmelikle tespit olunur”. Bu madde ile ilgili çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre ise “Sözleşmeli olarak çalıştırılacak yerli spor uzmanı ve antrenörler genel duyurudan sonra gerekli koşulları ve belgeleri tamam olanlardan 30 gün içinde müracaat edecekler arasından Genel Müdürlükçe oluşturulan sınav komisyonu tarafından yapılacak yazılı, sözlü ve uygulamalı sınavların her birinden en az 70 ve daha yukarı puan alanlar arasından en yüksek puandan başlamak üzere seçilir. Sınavda başarılı olan yerli spor uzmanı ve antrenörle; Maliye Bakanlığının vizesini müteakip sözleşme yapılır. Spor Uzmanlarına ve antrenörlere her yıl sözleşmeli personel ücretleriyle ilgili olarak Bakanlar Kurulu’nca belirlenen limiti geçmemek üzere Genel Müdür’ün önerisi ile Bakan’ca tesbit edilen brüt ücret ödenir. Çalışma Sözleşmesi yapılan personelin Devlet Memurları Kanunundaki uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezası verilmesini gerektiren fiil ve hareketlerden dolayı mahiyetinde çalıştığı birim amirinin yazılı teklifi üzerine Genel Müdür onayı ile 1 aylık sözleşme ücretlerinin 1/15-1/5 oranında kesim cezası verilir”.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 5/c maddesinde, genel hizmetlerden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları çözmekle idari mahkemelerin görevli olduğu hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, sözleşmeli personel ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarında ve doktrinde, idari sözleşmelerin; kamu tüzel kişileri tarafından, kamu hizmetinin yürütülmesi amacı ile tek yanlı olarak düzenlenen, yazılı, tip sözleşmeler olduğu belirtilmekte, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay’ın istikrar bulmuş içtihatlarında da, idari sözleşmelerle ilgili hususlardan doğan anlaşmazlıkların idari yargı yerinde çözümleneceği vurgulanmaktadır.
Görev kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkeme uyuşmazlıkta görevli olduğunu her zaman dikkate almalıdır.
Diğer taraftan 6100 sayılı HMK.’un 114. Maddesinde yargı yolunun caiz olması ile mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartının yokluğu aynı yasanın devam eden 115. Maddesine göre davanın usulden reddini gerektirir.
Dosya içeriğine göre davacı ile 3289 sayılı kanunun 30. Maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümleri uyarınca antrenör olarak çalışması için sözleşme imzalanmıştır. Anılan hükümlere göre atama tasarrufu ile atanan ve ücreti yasal mevzuata göre belirlenen davacı ile imzalanan sözleşmenin idari sözleşme olduğu açıktır. Uyuşmazlıkta idari yargının görevli olması nedeni ile mahkemece görevsizlik kararı verilmesi isabetlidir.
Ancak yargı yolunun caiz ve mahkemenin görevli olmaması nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile HMK.un 114/b.c ve 115 maddeleri uyarınca usulden reddi gerekirken, dava dilekçesinin görev yönünden reddi şeklide hüküm kurulması hatalıdır. Ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın yukarıdaki gerekçelerle HMK.’un 114,115, 370 maddeleri ile geçici 3/1 maddesi yollaması ile HUMK.’un 436/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç: Yukarda belirtilen gerekçe ile
Hüküm fıkrasının 1. Fıkrasında yazılı “Davacının DAVA DİLEKÇESİNİN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE” cümlesinin çıkarılmasına, yerine “Davanın mahkememiz açısından HMK.’un 114/I.c maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,” cümlesinin yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.