Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/34695 E. 2014/28593 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/34695
KARAR NO : 2014/28593
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, arazi tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, Bakanlığa… Ormancılık Araştırma Müdürlüğü’nde fidanlıkta çalıştığını, sendika üyesi olup … hükümlerinden faydalandığını, 19.10.2003 tarihli ağaçlandırma yönetmeliğinde 30.04.2009 tarihinde yapılan değişiklikle her türlü orman, bitki türlerinin üretildiği fidanlıkların ağaçlandırma kapsamında tanımlandığını, değişiklik sonrası fidanlıklarda çalışanlara 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 50.maddesi uyarınca arazi tazminatı ödenmesi gerektiğini, Bakanlığın 09.12.2009 tarih ve B.18.0.SGB.0.04.869.02-451-1421 sayılı yazılarında da fidan üretimi işinde fiilen çalışanlara her yıl Bütçe Kanunu eki cetvellerde belirtilen tazminat tutarlarının ödeneceğinin belirtildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını beyan etmiş, 01.05.2009 tarihinden dava tarihine kadar toplu iş sözleşmesinin 35/c maddesi ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 50.maddesi uyarınca ödenmesi gereken arazi tazminatının temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, 6245 sayılı Yasanın 50.maddesi kapsamında ağaçlandırma kavramına 09.10.2003 tarihli Ağaçlandırma Yönetmeliği ile açıklık getirildiğini, 30.04.2009 tarihli değişiklik ile ağaçlandırma kavramına fidanlıkların da eklendiğini, ancak araştırma fidanlıklarının asıl görevinin ağaçlandırma faaliyeti olmadığını, ağaçlandırma projelerinde faaliyet göstermediğini, davacının seyyar görev tazminatı veya geçici görev yolluğuna hak kazanmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 01.01.2008-31.12.2010 dönemini kapsayan 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nden yararlandığı, Sözleşmenin 35/C maddesi uyarınca ağaçlandırma, fidanlık işlerinde çalışanlara 01.05.2009 tarihinden geçerli olmak üzere arazi tazminatı ödenmesi gerektiği, davalı işverenin davacının çalıştığı fidanlığın ağaçlandırma faaliyetinde bulunmaması ve orman bitki ürünü üretilmemesi nedeniyle davacının toplu iş sözleşmesinin 35/C maddesinden yararlanamayacağı iddiasıyla arazi tazminatı ödemesinde bulunmadığı,
ağırlıklı olarak kavak yetiştirilmesi fidanlıkla orman bitki ürünü üretilmediği anlamına gelmediği gibi, erozyonun tehlikesi bulunan orman alanlarının kavak ağaçları ile erozyona karşı korunması düşünüldüğünde, kavağın da kullanıldığı yere göre orman bitki örtüsünden sayılmasına engel bir durum olmadığı gerekçesiyle davaya konu arazi tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davaya konu arazi tazminatının dayanağı toplu iş sözleşmesinin 35/c maddesi olmakla, mahkemece hüküm altına alınan miktar bakımından en yüksek işletme kredisi faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak toplu iş sözleşmesinde sözü edilen tazminatın ödenme tarihleri belirlenmemiştir. Toplu iş sözleşmesinde hesap yönünden atıf yapılan 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nda da bu yönden düzenlemeye yer verilmemiş olmakla faize hak kazanabilmek için davalı işverenin temerrüde düşürülmesi gereklidir. Toplu iş sözleşmesinde ücretlerin ayın 14. gününü takip eden 3 gün içinde ödeneceği hükmüne yer verilmiş olup, sözü edilen düzenleme arazi tazminatını kapsamamaktadır. Bu nedenle davalı işveren açısından her ayın 18. gününde, toplu iş sözleşmesi gereği arazi tazminatı için temerrüt oluştuğundan söz edilemez. Mahkemece bu yönde verilen karar hatalı olup, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize karar verilmelidir. Bu durum bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK. nun geçici 3/1. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Hüküm fıkrasında yazılı olan “…bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek 2821 sayılı Yasanın 61. Maddesinde belirtilen bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine” ve “Bilirkişi… tarafından düzenlenen 14/03/2012 tarihli rapordan bir suretin karara eklenmesine” sözcüklerinin çıkarılarak yerine, “300,00TL için dava tarihi olan 18.02.2011, kalan miktar için ıslah tarihi olan 29.05.2012 tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.