Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/11804 E. 2013/30514 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11804
KARAR NO : 2013/30514
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş şartlarında işveren tarafından yapılan esaslı değişiklik nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş akdinin işçi tarafından haksız olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
Dairemizin 07/03/2013 tarih ve 2010/51140 E – 2013/8063 K sayılı kararı ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle, davalının ücret alacağı açısından yaptığı ödeme itirazının değerlendirilmesinden sonra ücret alacağının yeniden belirlenmesi gerektiği, davalı yararına hükmolunan vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı belirtilmiştir.
Yerel mahkeme bozmaya uymuş ve yeni bir hüküm kurmuştur. Bu yeni hükümde davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
İş bu yeni kurulan hükümde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı vekilinin temyiz talebinin reddinin gerekip gerekmeyeceği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Uyuşmazlığın çözümüne geçmeden önce yargılama süreci hakkında bilgi vermekte fayda vardır.
Davacı, iş şartlarında işveren tarafından yapılan esaslı değişiklik nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve izin ücreti alacaklarını istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
Dairemizin 07/03/2013 tarih ve 2010/51140 E – 2013/8063 K sayılı kararı ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle, davalının ücret alacağı açısından yaptığı ödeme itirazının değerlendirilmesinden sonra ücret alacağının yeniden belirlenmesi gerektiği, davalı yararına hükmolunan vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı belirtilmiştir.
Yerel mahkeme bozmaya uymuş ve yeni bir hüküm kurmuştur. Bu yeni hükümde davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
İş bu yeni kurulan hükümde davacı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz dilekçesinde davacı vekili, bozmadan önce yerel mahkemece kurulan hükümde “767,20 TL ıslah harcı, 135 TL peşin harç ve 14 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine…” şeklinde bir ibarenin yer aldığını, bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda kurulan hükümde ise bu ibarenin yer almadığını ileri sürmüş ve bu ibarenin hükme eklenmesi suretiyle kararın düzeltilerek onanmasını ya da kararın sadece bu yönden bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz talebinin hemen akabinde tavzih istemini havi bir dilekçeyi yerel mahkemeye sunmuştur. İş bu tavzih talebini havi dilekçede, temyiz dilekçesinde talep olunan “767,20 TL ıslah harcı, 135 TL peşin harç ve 14 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine…” ibaresinin hükme eklenmesi şeklindeki talep yinelenmiştir.
Yerel mahkeme, 08/10/2013 tarih ve 2013/293 E – 2013/605 K sayılı ek karar ile davacı vekilinin tavzih talebini kabul etmiş, “767,20 TL ıslah harcı, 135 TL peşin harç ve 14 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine…” ibaresini hükme eklemiş ve kararı bu şekilde tavzih etmiştir.
HMK.nun 305/2. Maddesine göre taraflara yüklenen haklar ve borçlar tavzih yolu ile değiştirilemez.Yargılama giderleri de hak ve borç kavramı içinde olup, bu yasak kapsamında isede, Mahkemenin davacı vekilinin tavzih talebinin kabulüne ilişkin bu ek kararı temyiz edilmediğinden kesinleşerek temyiz denetimi dışındadır.
Yukarıda yapılan tespitler kapsamında, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz itirazı, tavzih talebinin kabulü ile karşılanmıştır. Bir başka ifadeyle, davacı vekilinin temyiz istemi, tavzih talebinin kabulüyle konusuz kalmıştır. Tavzih kararı da temyiz edilmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz talebinin hukuki yarrayokluğu nedeni ile REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi