YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12673
KARAR NO : 2014/15344
KARAR TARİHİ : 12.05.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, davacı işçinin fark kıdem tazminatı ve kıdem tazminatı tavan fark alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.11.2012 gün ve 2010/25901 Esas, 2012/35865 Karar sayılı kararı ile “davacıya davalı … Belediyesi tarafından iş akdinin feshi üzerine kıdem ve ihbar tazminatı toplamının taksitler halinde ödenmesine karar verildiği ve ilk taksitin 21.12.1999 tarihinde ödendiği, ihbar tazminatının tamamının ödenmemekle birlikte tarafların rızası ile taksitler halinde de olsa ödenmeye başlandığından davacının kıdem tazminatı tavan farkı talep etmesinin mümkün olmadığı” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca ihbar öneli tanınmaksızın yapılan bildirimli fesihlerde ihbar tazminatının peşin ödenmediği hallerde ihbar öneli içerisinde meydana gelen her türlü artış ve zamlardan işçinin yararlanacağının öngörüldüğü, davacının tazminatlarının da peşin ödenmediği, davacının 8 haftalık ihbar önelinin 16.01.2000 tarihinde sona erdiği,01.01.2000 tarihinde ise kıdem tazminatı tavan miktarının arttığı, davacıya işverence ilk taksidin 21.12.1999 tarihinde son taksidin 22.09.2000 tarihinde ödendiği, alacakların taksitle ödenmesinin davacının iradesi dışında davalı işveren tarafından gerçekleştirildiği, davacının kıdem tazminatı tavan farkını talep edebileceği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Dairemizin “davacıya davalı … Belediyesi tarafından iş akdinin feshi üzerine kıdem ve ihbar tazminatı toplamının taksitler halinde ödenmesine karar verildiği ve ilk taksitin 21.12.1999 tarihinde ödendiği, ihbar tazminatının tamamının ödenmemekle birlikte tarafların rızası ile taksitler halinde de olsa ödenmeye başlandığından davacının kıdem tazminatı tavan farkı talep etmesinin mümkün olmadığı” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca ihbar öneli tanınmaksızın yapılan bildirimli fesihlerde ihbar tazminatının peşin ödenmediği hallerde ihbar öneli içerisinde meydana gelen her türlü artış ve zamlardan işçinin yararlanacağının öngörüldüğü, davacının tazminatlarının da peşin ödenmediği, davacının 8 haftalık ihbar önelinin 16.01.2000 tarihinde sona erdiği,01.01.2000 tarihinde ise kıdem tazminatı tavan
miktarının arttığı, davacıya işverence ilk taksidin 21.12.1999 tarihinde son taksidin 22.09.2000 tarihinde ödendiği, alacakların taksitle ödenmesinin davacının iradesi dışında davalı işveren tarafından gerçekleştirildiği, davacının kıdem tazminatı tavan farkını talep edebileceği” gerekçesi ile direnilmiş olup, taksitli ödemenin davalı tarafından tek taraflı alındığı, ihbar önelinin peşin ödenmediği, direnme gerekçesinin Dairemizin yerleşik içtihadına uygun olduğu, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.05.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.