YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13044
KARAR NO : 2014/16001
KARAR TARİHİ : 20.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. İŞ MAHKEMESİ (KARTAL 2. İŞ)
TARİHİ : 29/12/2011
NUMARASI : 2009/740-2011/917
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmiş, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.03.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat İ.. A.. B.. gelmiş, karşı taraf adına kimse gelmemiştir. Duruşmada hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten sonra, dosya incelenmiş ve Dairemizin 2012-6473 Esas, 2014-6795 Karar gereğince eksikliklerin giderilmesi için dosya yerel Mahkemesine geri çevrilmiştir.
İşlem tamamlandıktan sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendi, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, 15/09/1995 tarihinde davalıya ait işyerinde şoför olarak işe başladığını, 05/03/2009 tarihine kadar 13 yıl 5 ay 20 gün kesintisiz olarak davalıya ait işyerinde çalıştığını, davalı tarafından haksız olarak 05/03/2009 tarihinde haklarının daha sonra ödeyeceğini belirterek işten çıkartıldığını, fazla çalışma yaptığını, yıllık izinlerini de kullanamadığını, işyerinde maaş + sefer primi esasına göre çalıştığını, ancak yalnızca sefer primlerinin ödendiğini, asgari ücretin ise ödenmediğini belirterek kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacının 15/09/1995 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığını iş akdinin 24/01/2000 tarihinde işe devamsızlığı nedeni ile sona erdirildiğini, daha sonra tekrar işe alınıp 19/02/2000 tarihinde işe başladığını, davacının el yazısı ile düzenlenen 05/03/2009 tarihli dilekçe ile 06/03/2009 – 15/03/2009 tarihleri arasında yıllık iznini kullanmak için şirkete başvurduğunu, talebinin kabul edildiğini, ancak 16/03/2009 tarihinde işe dönmesi gerekirken haber vermeden mazeret bildirmeden ve izin almadan işe dönmediğini, davacıya 30/03/2009 tarihinde Kartal 12. noterli tarafından düzenlenen ihtarname keşide edilerek işe devam etmesi gerektiği yazılı olarak bildirildiğini, ihtarnamenin 24/04/2009 tarihinde eşine tebliğ edildiğini davacının işe dönmediğini, 21/03/2009 tarihinde Kartal 12. noterliğinin ihtarnamesi ile iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, fazla mesai, hafta sonu çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, resmi ve dini bayram ücreti alacağı bulunmadığını, davacının yaptığı işin gereği olarak fazla mesai yapılmadığını, ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin beş yıl olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının, davalının işyerinde 15/09/1995 – 05/03/2009 tarihleri arasında ücretli olarak çalıştığı, izin sonrası iş sözleşmesinin işverence feshedildiği, 14 yıllık işçinin tazminatsız olarak ayrılmasının davacıdan beklenmeyeceği gerekçesiyle isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi, iş sözleşmesinin 05/03/2009 tarihinde iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürmüş ve ihbar ve kıdem tazminatlarını talep etmiştir.
Davalı işveren, davacının 05/03/2009 tarihinde yıllık izne ayrıldığını, izin bitimi olan 16/03/2009 tarihinde işyerine dönmediğini, işe davet edilmesine rağmen gelmediği ve bu süre içinde 21/03/2009 tarihinde başka işverene ait işyerinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin haklı olarak işverence feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının izin sonrası iş sözleşmesinin işverence feshedildiği kabul edilmişse de, davacının iddiası yıllık izin sonrasında feshedildiği yönünde değildir.
Davacı işçi yıllık izin kullanmadığını açıklamış ise de, dosya içinde yer alan yıllık izin talep belgesinde 06/03/2009 ile 15/03/2009 tarihleri arasında izin kullanmak istediği belirtilmiştir. Yine dosyada yer alan yıllık izin defteri örneğinde de davacı işçinin imzası yer almakta olup, sözü edilen tarihler arasında izin kullandığı yazılıdır. Mevcut delil durumu davalı işveren savunması ile uyumludur. Davacının iş sözleşmesi 05/03/2009 tarihinde feshedilmemiş, davacı işçi yıllık izne ayrılmıştır. Yıllık izin bitiminde iş başı yapmamış ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre kısa süre sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlamıştır. Davalı işverence yapılan fesih haklı nedene dayandığından davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmasına imkan bulunmamaktadır. Her iki tazminat isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacı işçi 2009 yılında 05/03/2009 tarihli dilekçe ile yıllık izin kullanmış olup sözü edilen izin süresi düşülerek kalan yıllık izin süresi hesaplanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.100.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.