YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13913
KARAR NO : 2014/17637
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı vekili, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, önceki karar gibi davanın kısmen kabulüne ve kıdem ve ihbar tazminatının tahsiline, yıllık ücretili izin alacak isteminin reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Somut olayda, dosyaya sunulan ve davacının imzasının bulunduğu ihbar ve kıdem tazminatı bordrolarında, belgelerdeki miktarın nakden alındığı yazılıdır. Ortada davacının imzasını taşıyan, miktar belirten 2 adet belge olup, yazılı belgeye karşı yazılı belge ile ispat zorunluluğu vardır. Ancak irade fesadı iddiasını ispat için tanık dinlenebilir. Eldeki davada davacı tarafın irade fesadı hallerini de ispatladığı söylenemez. Bu nedenle, mahkemece ödeme belgelerinin dikkate alınmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “bu belgelerin ihbar ve kıdem tazminatı bordrosu veya ödeme belgesi niteliğinde olmayıp, davalı yanca tahakkuk ettirilen meblağın davacının ücret hesabına yatırıldığına ilişkin banka kaydı da ibraz edilememiş olup, işveren tarafından işçiye yapılan ödemelerin (vergi zayiini önlemek amacı ile) banka hesabı aracılığı ile ödenmesine ilişkin yasal düzenlemeye rağmen, niçin banka kanalı ile ödeme yapılmadığının açıklanmadığı veya davacının imzasını taşıyan muhasebe usullerine uygun olarak düzenlenmiş bir bordronun da olmadığı, öte yandan sunulan belgeler boşluk doldurma sureti ile düzenlenmiş belgeler olduğu, savunma ile çelişen belgelere itibar edilemeyeceği” gerekçesi ile direnilmiş olup, emsal alınan dosyaya ve davalı savunmasına göre direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.