YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15024
KARAR NO : 2014/18042
KARAR TARİHİ : 04.06.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili; müvekkilinin 02/09/1999 tarihinde “Mavi Kart Merkezi Şefi” olarak çalışmaya başladığını ve 2004 yılının Şubat-Mart ayında “Mağazalar Perakende Şefi” olarak çalışmaya devam ettiğini, iş akdinin 22/02/2008 tarihinde tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini, iş akdinin feshi esnasında davalı şirketçe tazminat haklarının ödenmesinin ibraname verme şartına bağlandığını, ancak fazla mesailerinin karşılıklarının verilmeyeceğinin iş akdinin feshi sırasında anlaşıldığını, oysa iş yerinde haftada en az 12 saat fazla mesai yapıldığını, bu çalışmalarının karşılığının ödenmediği gibi yıllık izinlerin de düzenli olarak kullandırılmadığını. bu nedenle ibranamenin ihtirazi kayıtla imzalandığını, davacının alacaklarının tahsili amacıyla … İcra Müdürlüğünün 2008/1636 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptal ne ve takibin devamına ayrıca takibe konu alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının, iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının yasal anlamda bir fazla çalışmasından söz edilemeyeceği için açılan davanın da haksız olduğunu, davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini ve müvekkili şirketin davacı tarafından ibra edildiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin de haksız olduğunu çünkü alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 27/01/2010 tarihli karar ile;
Davanın kısmen kabulüne ,
1 -Davacının fazla çalışma yaptığı anlaşıldığından davacı tarafın fazla çalışma alacağı tespiti talebinin kabulüne ,
2-Davalının…. İcra Müdürlüğünün 2008/1636 E. sayılı dosyasındaki itirazının iptaline ve icra takibinin 24.966.90 TL olarak devamına ,
3-Tespit edilen 24.966,90TL alacağın icra takip tarihinden itibaren 4857 sayılı kanununu 34. maddesine göre mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,fazlaya ilişkin talebin reddine ,
4-Davalı tarafın davaya konu alacağı bilecek durumda olduğu ve nitekim dökümanların davalı tarafta bulunduğu gözönünde bulundurularak alacağın likit olarak kabul edilerek davalı taraftan % 40 dan az olmamak üzere icra inkar ödencesi alınmasına hükmedilmesine, karar verilmiştir.
Bu kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce;”…. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan dilekçede davacı işçiye çeşitli adlarla prim ödendiği açıklanmış olup, varsa verilen primlerin dayanağının ve ödeme şeklinin tespiti ile fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı belirlenmesi gerekir.
İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında icra inkâr tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda icra takibinde haftalık 10 saat fazla çalışma karşılığı 35.000,00TL talep edilmiş, davalı borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında haftada en az 12 saat fazla çalışma yapıldığından söz edilerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istenmiştir. Davacı tanıkları dahi birbirinden farklı çalışma saatlerinden söz etmişler, bir tanık haftada 12-15 saat fazla çalışma olduğunu açıklarken davacının diğer tanığı haftalık 17-18 saatlik fazla çalışmadan söz etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her iki taraf tanıklarının beyanlarına göre ortalama olarak haftalık 10 saatlik fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır. Mahkemece % 30 oranında indirim yapılarak 24.966,90 TL fazla çalışma ücreti için takibin devamına karar verilmiştir. Fazla çalışmaların puantaj kayıtlarına dayanmaması sebebiyle alacak başlangıçta tartışmalı ve belirsiz durumdadır. Bu itibarla icra takibine itirazın kısmen iptaliyle takibin devamına karar verilen kısım için icra.inkar tazminatına karar verilmesi de hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir” gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak; yeniden yargılama yapılmıştır. Yargılama sonunda;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-…İcra Müdürlüğü’nün 2008/1636 Esas sayılı icra dosyasındaki, davalı borçlunun itirazının 16.777,81 TL alacak tutarı yönünden İPTALİNE ve icra takibinin belirtilen miktar itibariyle kaldığı yerden DEVAMINA,
2-İtirazın iptali istemine yönelik fazlaya ilişkin istem ve davanın REDDİNE,
3-Koşulları oluşmadığından, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA
4-İtirazın iptaline karar verilen alacak miktarı yönünden, takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek olan en yüksek banka mevduat faizinin İcra Müdürlüğü tarafından HESAPLANMASINA,
5- Alınması gereken 1.146.09 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 297.50 TL peşin harç ile bozma aşamasından önce davalı tarafından yatırılan 1.185.50 TL bakiye karar harcından mahsup edilmesinden sonra; geriye kalan ve fazla alınan 336.91 TL harcın talebi halinde davalıya iadesine.
6- Davacı tarafından harcaması yapılan ve aşağıda dökümü yazılı bulunan 689.70 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranı göz önüne alınarak 324.15 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılmasına. Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
7- Davalı tarafından harcaması yapılan ve aşağıda dökümü yazılı bulunan 107,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranı göz önüne alınarak 56.71 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın ise davalı üzerinde bırakılmasına. Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
8- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.nin 12/1. maddesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap olunan 2.013,24 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
9- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.nin 12/1. maddesi uyarınca davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap olunan 2.186,64 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinde, takdiri indirim nedeniyle reddedilen miktar yönünden vekalet ücretinin hüküm altına alınması hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK nun geçici 3/1 maddesi yollaması ile HUMK 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 9 no’lu paragrafının tamamen çıkartılarak yerine;
“Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.nin 12/1. maddesi uyarınca davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap olunan 1.323,84 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine”, paragrafının hüküm fıkrasına eklenerek, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 04.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.