Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/21388 E. 2015/33018 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21388
KARAR NO : 2015/33018
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle, davacının davalı işyerinde 01.03.2005 tarihinde çalışmaya başladığını 10.04.2013 tarihinde iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini yasal haklarının ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, olayda zaman aşımı koşullarının oluştuğunu, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, işyerine ait yiyecekleri işverenden habersiz olarak alması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı koşullarının oluşmadığını, gerçekleştirilen feshin haklı olduğunu savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; işveren tarafından yapılan feshin haksız olduğu kanaati ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti taleplerinin kabulüne, fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde iş akdinin işverence haksız feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı işveren ise davacının işyerine ait yiyecekleri izinsiz olarak evine götürdüğünü, davacının bu eylemi nedeniyle gerçekleştirilen feshin haklı olduğunu savunmuştur.
Davalı işyeri bir restoran işletmesi olup, davacının, işyerinde bulunan ve pişirilerek müşterilere sunulan yiyecekleri, işverenden izin almadan evine götürerek menfaat sağladığı açıktır. Davalı tanıkları beyanlarında , pişen yemeklerden artık kalanların tartılıp imha edildiği ve giderlerden düşüldüğü belirtilmiştir.İşyerinde, kalan poğaçalardan alımın yasak olmadığı ancak pişen veya pişmemiş yiyeceklerin alınmasının yasak olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı ve tanıkları, işyeri müdürlerinin işyerinden yemek götürülmesi eylemlerinden haberi olduğunu belirtmişlerse de, davacının bu eylemi amiri konumundaki işletme müdürünün izni dairesinde yapması, işverene karşı olan doğruluk ve bağlılığa uymama sonucunu değiştirmez. Davacının bu eylemleri, 4857 sayılı İş Kanunun 25.maddesinin II. bendinde düzenlenen işverenin doğruluk ve bağlılığa uyma kuralının ihlali niteliğindedir. İşçinin işverene karşı olan sadakat borcuna aykırı bu davranışı nedeniyle davalı işveren tarafından iş sözleşmesi haklı olarak feshedilmiştir. Mahkemece iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.
3-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun, hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.