YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30490
KARAR NO : 2016/3424
KARAR TARİHİ : 22.02.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, davacının şirket müdürü…’den zam istemek için görüştüğü sırada kendisine hakaret ederek istifa etmesinin söylendiğini, istifa etmeyeceğini beyan etmesi üzerine tazminatları için muhasebeye yönlendirildiğini bu sırada şirket müdürünün kendisine “vazgeçerek vermiyorum lan paranı” diyerek şirketin önüne çıkarttırdığını, sonrasında da “şerefsiz bekleme” diyerek hakaret etmek suretiyle kovduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş akdinin 12/08/2011 tarihinde davacının şirket müdürü….’den zam istediğini talebinin uygun olmadığı iletilince “ulan” diye bağırıp saygısızlık ettiğini, sonrasında da şirket müdürüne karşı herkesin içersinde hakaret edip şiddet ve tehdit içerikli söylemlerde bulunduğunu, bu nedenle hakkında tutanak tutulduğunu, iş akdinin İş Kanunu’nun 25/2-d maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, işçinin işverenin başka bir işçisine sataşması halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı bulunduğu, iş akdinin haksız feshedildiğinin de davacı tarafça ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K). İşçinin iş akdinin haklı nedenle feshedildiği iddiasını ispat yükü işverene aittir.
Somut uyuşmazlıkta, feshin haklılığını ispatlamak görevi işverene ait olup, yerel Mahkemenin bunu davacı işçiye yüklemesi doğru değildir. Ayrıca, davacının iş akdinin zam isteme olayı yüzünden genel müdür tarafından sözlü olarak feshedildikten sonraki zaman sürecinde yaşanan tartışmalara binaen tutanak tutulduktan sonra yazılı fesih bildirimi yapıldığı anlaşılmakta olup, söz konusu tutanağın, fesih sonrası olaylara ilişkin olması ve davalının, Genel Müdürün yaptığı sözlü feshin haklılığını ispatlayamaması karşısında davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü yerine reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.