Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/31275 E. 2014/31739 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31275
KARAR NO : 2014/31739
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA :Davacı, belediyenin sendika adına kestiği aidatları süresi içerisinde ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL aidat alacağının kesildikleri aylardan bir ay sonra başlayacak en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Belediye’nin Sendika adına kestiği aidatları süresi içerisinde ödemediğini belirterek 2.000,00 TL aidat alacağının kesildikleri aylardan bir ay sonra başlayacak en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsilini istemiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı cevap dilekçesi vermemiş, ıslah dilekçesine karşı beyanında alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Mahkemenin ilk kararı dairemizin 2012/4036 esas 2012/17983 karar sayılı ilamı ile özetle ve sonuç olarak “Dava, 2821 Sendikalar Kanunun 61. maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dosyaya getirtilen, sendika ile işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri’nde sendika aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede davacı Sendika adına yatırılacağı ayrıntılı ve açık şekilde düzenlenmiştir. Ancak dosya kapsamından; davacı Sendikanın her toplu iş sözleşmesi döneminde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını davalı işverene gönderip göndermediği anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılacak araştırma sonucuna göre Sendika tarafından, açıklanan belge ve bilgilerin işverene gönderilmediği tespit edilir ise, Toplu İş Sözleşmeleri’nde belirtilen tarihten itibaren faize karar verilemeyeceği için, dava tarihinden önce gönderilen 10.01.2003 ve 22.01.2006 tarihli ihtarnameler uyarınca davalının temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerekir. Bu ihtarnamelerin kapsadığı dönem için temerrüt tarihinden itibaren, temerrüt olmayan dönem için ise dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Öte yandan davalı işverenin ıslah dilekçesine karşı verdiği dilekçesiyle süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Bu savunmanın dikkate alınmaması hatalıdır. Anılan alacaklar Borçlar kanununun 126. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, bu sürenin ıslah tarihinden itibaren geriye doğru hesap edilmesi gerekir.
Sonuç itibarıyla davalının zamanaşımı savunmasına ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
Davacı, 2004 yılında Belediye’nin Sendikaya yazdığı yazı nedeni ile zamanaşımı savunmasının yersiz olduğunu, bu belgenin borç ikrarı mahiyetinde olduğunu zamanaşımı definden örtülü feragat anlamına geldiğini belirtmiş ise de, Dairemizin ilke kararı “…Zamanaşımı süresinin dolmasından sonra alacaklıya yöneltilen borç ikrarının, zamanaşımı definden zımni (örtülü) feragat anlamına geldiği, öğretideki baskın görüşlerle ve yargı inançlarıyla da doğrulanmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19/11/1963 T. 5924-6419 sayılı kararı). Dahası, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra alacaklıya karşı bir borç ikrarında bulunan borçlunun, bu borç ikrarına dayanılarak açılan davada zamanaşımı defini ileri sürmesi, çelişkili davranış yasağını oluşturur. Bu durum Medeni Kanunun 2 nci maddesine aykırı olup, hukuken korunamaz ( HGK. 23.02.2000 gün ve 2000/15-71 E, 2000/116 K)…” şeklinde olup Belediye yazısının tarihinin 2004 yılı olması ve henüz o tarihte Zamanaşımı süresinin dolmaması sebebi ile davacının bu iddiası yerinde değildir.”gerekçesiyle bozulmuştur.
D) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosya kapsamında davacı sendikanın talep edebileceği aidat miktarının 22.888,06 TL olduğu, bu miktarın 5.960,71 TL sinin zaman aşımına uğradığı, davacının 18.219,50 TL alacak yönünden talebinde haklı olduğu, alacağın 7.949,46 TL’sine ihtarname tarihi olan 22/01/2006 tarihinden, 2.000,00 TL’sine dava tarihinden, 8.270,04 TL’sine ise ıslah tarihinden itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-20.01.2006 tarihli ihtarnamenin 27.01.2006 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmakla ihtarnamenin içeriğine göre davalıya tanınan on günlük ödeme süresinin sonu olan 07.02.2006 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken 22.01.2006 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup, bozma ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3/2 maddesi yollaması ile 1068 sayılı HUMK’nın 438/ 7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1. bendi çıkartılarak yerine;
“1-18.219,50 TL aidat alacağından 7.949,46 TL ‘sinin tümerrüt tarihi olan 07/02/2006 tarihinden, 2.000,00 TL ‘sinin dava tarihi olan 29/05/2008 tarihinden, 8.270,04 TL’sinin ıslah tarihi olan 17/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca
işletme kredilerine uygulanan ve değişen oranlarda en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.