Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/31757 E. 2014/32099 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31757
KARAR NO : 2014/32099
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı-karşı davalı vekili, davacı işçinin kıdem tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden, davalı-karşı davacı ise ihbar tazminatı ve ödenmeyen avans alacağının davacı-karşı davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.02.2014 gün ve 2011/53870 Esas, 2014/3125 Karar sayılı kararı ile “İşçinin, imza inkarı bulunmayan 03.09.2007 tarihli istifa dilekçesinde sebep göstermeksizin 28.09.2007 tarihinde işten ayrılacağını bildirdiği ve davacı tanığının davacının iş yerinden memnun kalmadığı için kendi isteği ile işten ayrıldığını beyan ettiği, 28.09.2007 tarihinde davalı işyerinden ayrılan davacı işçinin 01.10.2007 tarihinde başka bir iş yeri sicil numarasından çalışmasının da bildirilmesi dikkate alındığında işçinin ihtarının sebepsiz feshi haklı kılmaya yönelik olduğu, kıdem tazminatı talebinin reddi ile davalı-karşı davacı işveren lehine ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davacının istifa dilekçesinde sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden gösterilmediğini bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini bu nedenle iş sözleşmesini fesih ettiğini açıkça beyan ettiği, davacının sigorta primlerinin eksik bildirildiği ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğinin ortaya çıkardığı, 4857 Sayılı Yasa’nın 24/2-e maddesine göre anılan hususlar işçi açısından haklı fesih sebebi teşkil ettiği, istifa belgesindeki ifadenin genel bir içerik taşımasının işçinin dava dilekçesinde somut sebepleri belirtmesine engel teşkil etmeyeceği ve bunda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sorna dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dairemizin “İşçinin, imza inkarı bulunmayan 03.09.2007 tarihli istifa dilekçesinde sebep göstermeksizin 28.09.2007 tarihinde işten ayrılacağını bildirdiği ve davacı tanığının davacının iş yerinden memnun kalmadığı için kendi isteği ile işten ayrıldığını beyan ettiği, 28.09.2007 tarihinde davalı işyerinden ayrılan davacı işçinin 01.10.2007 tarihinde başka bir iş yeri sicil numarasından çalışmasının da bildirilmesi dikkate alındığında işçinin ihtarının sebepsiz feshi haklı kılmaya

yönelik olduğu, kıdem tazminatı talebinin reddi ile davalı-karşı davacı işveren lehine ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “davacının istifa dilekçesinde sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden gösterilmediğini bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini bu nedenle iş sözleşmesini fesih ettiğini açıkça beyan ettiği, davacının sigorta primlerinin eksik bildirildiği ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğinin ortaya çıkardığı, 4857 Sayılı Yasa’nın 24/2-e maddesine göre anılan hususlar işçi açısından haklı fesih sebebi teşkil ettiği, istifa belgesindeki ifadenin genel bir içerik taşımasının işçinin dava dilekçesinde somut sebepleri belirtmesine engel teşkil etmeyeceği ve bunda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesi ile direnilmiş olup, emsal aynı nitelikte geçen dosyada dikkate alındığında direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 03.11.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.