Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/35839 E. 2014/37363 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35839
KARAR NO : 2014/37363
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin fark ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.06.2014 gün ve 2012/17208 Esas, 2014/22305 Karar sayılı kararı ile “Dosya içeriğine göre davacı işçinin 5747 sayılı yasa kapsamında kapatılan belediyeden devir ile 01.04.2009 tarihinde davalı … başkanlığına devren geldiği, kapatılan belediye işyerinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Belediye İş Sendikası’na üye olup devir tarihinde kök ücretinin yüksek olduğu, davacının bu kök ücretle devirden sonra davalıya ait işyerinde uygulanmakta olan ve 15.02.2009-14.02.2012 yürürlük tarihli Belediye İş Sendikasının taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmak için dayanışma aidatı kesilmesini talep ettiği, yürürlükteki Toplu İş Sözleşmesinde devir ile gelen işçilerle ilgili ücretlerin indirilmesi konusunda bir düzenleme olmadığı halde davalı … Encümen Kararı ile davacının kök ücretini diğer nakille gelen işçilerle birlikte düşürdüğü ve bu tespit edilen ücrete göre TİS zamları ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiğine karar verdiği, kararın uygulandığı, ancak davacıya yazılı bildirim yapılmadığı gibi yazılı muvafakatinin de alınmadığı, Toplu İş Sözleşmesi ile veya sendika ile sonradan sözleşmenin tadili yönünde bir protokol olmadığına göre tek taraflı bu indirimin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 62, 22 ve 5216 sayılı kanunun ek 2. Maddelerine aykırı olduğu, bunun aynı zamanda ücretten indirim yapılması ilkesi ve eşitliğin ve iyileştirmenin işletme ve işyeri gerekleri yok ise daha yüksek ücret alan işçiler düzeyinde sağlanması yönündeki Dairemiz uygulamasına uygun olmadığı, davacının uzun süre aynı indirilmiş ücreti almaya devam etmesinin ücretten indirimi kabul ettiği anlamına gelmeyeceği, zira ortada açıkça hukuka aykırı bir işlem bulunduğu, davacının fark ücret alacağı hesabına ilişkin bilirkişi hesap raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile reddinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “devirden bir süre önce devrolan belediyece ücretin belli bir miktara yükseltilmesinden sonra devir sonrası devralan belediyenin encümen kararı ile Toplu İş Sözleşmesi uygulanan iş yerinde TİS hükümlerini uygulayarak bu işçilerin ücretlerinin de diğer işçilerin ücretlerine indirilmesine karar vermiş olmasının, davalı … aleyhine değerlendirilmemesi gerektiği, bu kapsamda oluşan ücret rejimi doğrultusunda uzun süre aynı ücreti almaya devam eden davacının başka bir kuruma geçtikten sonra yeniden ücret farkı alacağı talebinde bulunamayacağı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Dosya içeriğine göre davacı işçinin 5747 sayılı yasa kapsamında kapatılan belediyeden devir ile 01.04.2009 tarihinde davalı … başkanlığına devren geldiği, kapatılan belediye işyerinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Belediye İş Sendikası’na üye olup devir tarihinde kök ücretinin yüksek olduğu, davacının bu kök ücretle devirden sonra davalıya ait işyerinde uygulanmakta olan ve 15.02.2009-14.02.2012 yürürlük tarihli Belediye İş Sendikasının taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmak için dayanışma aidatı kesilmesini talep ettiği, yürürlükteki Toplu İş Sözleşmesinde devir ile gelen işçilerle ilgili ücretlerin indirilmesi konusunda bir düzenleme olmadığı halde davalı … Encümen Kararı ile davacının kök ücretini diğer nakille gelen işçilerle birlikte düşürdüğü ve bu tespit edilen ücrete göre TİS zamları ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiğine karar verdiği, kararın uygulandığı, ancak davacıya yazılı bildirim yapılmadığı gibi yazılı muvafakatinin de alınmadığı, Toplu İş Sözleşmesi ile veya sendika ile sonradan sözleşmenin tadili yönünde bir protokol olmadığına göre tek taraflı bu indirimin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 62, 22 ve 5216 sayılı kanunun ek 2. Maddelerine aykırı olduğu, bunun aynı zamanda ücretten indirim yapılması ilkesi ve eşitliğin ve iyileştirmenin işletme ve işyeri gerekleri yok ise daha yüksek ücret alan işçiler düzeyinde sağlanması yönündeki Dairemiz uygulamasına uygun olmadığı, davacının uzun süre aynı indirilmiş ücreti almaya devam etmesinin ücretten indirimi kabul ettiği anlamına gelmeyeceği, zira ortada açıkça hukuka aykırı bir işlem bulunduğu, davacının fark ücret alacağı hesabına ilişkin bilirkişi hesap raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile reddinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 08.12.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.