Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/6145 E. 2014/19271 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6145
KARAR NO : 2014/19271
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ : GEBZE 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2012/643-2013/561

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde büro elemanı olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin davalı işveren tarafından 18/11/2012 tarihinde feshedildiğini, davacının 23/07/2012 tarihinde doğum iznine çıktığını ve 12/11/2012’de işbaşı yaptığını, hiçbir haklı gerekçe de göstermeden davacının iş akdini sona erdirdiğini, davacının kendisine verilen tüm görevleri eksiksiz olarak yaptığını, özveri ile çalıştığını belirterek, davacının iş akdinin feshinin haksız ve geçersiz olduğunun tespitine ve davacının işe iadesine, işe iade kararına rağmen davacının bir ay içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gerekli tazminat miktarının 8 aylık ücret olarak tespitine, kararın kesinleşmesine kadar olan dönem için 4 dört aylık ücret ve diğer hakların davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili işyerinde 22/10/2007 tarihinde büro memuru olarak çalışmaya başladığını, 18/11/2012 tarihinde işyerinin ve işin gerektirdiği geçerli nedenlerle iş akdinin feshedildiğini, yasal haklarının tamamının ödendiğini, 18/11/2012 tarihli ibraname ve fesih bildirimi hazırlandığını ancak davacının bunları imzalamayarak iş yerinden ayrıldığını, işyerinde evli ve çocuklu kişilerin çalıştığını, bu durumun işten çıkartma için kıstas olmadığını, davacının çalıştığı bölümde iş hacminin %70 azalması nedeniyle işten çıkartıldığını, son yıllarda sektörde ekonomik zorluklar ve rekabetin fazlasıyla yaşandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece feshin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkilleri firmanın davacının iş sözleşmesinin 18.11.2012 tarihinde işyerinin ve işin gerektirdiği geçerli nedenlerle yazılı olarak iş sözleşmesinin feshedildiği 18.11.2012 tarihli ibraname ve fesih bildirimi hazırlandığını fakat davacının bunları imzalamayarak işyerinden ayrıldığını belirterek yazılı fesih bildirimi ile ibranameyi sunmuştur.
Söz konusu yazılı fesih bildiriminde davacının imzası bulunmamaktadır. 4857 Sayılı İş Kanunu m.109’a göre “Bu Kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması gerekir. Bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir. Ancak, 7201 sayılı Kanun kapsamına giren tebligat anılan Kanun hükümlerine göre yapılır.” Davalı tarafın sunduğu yazılı fesih bildiriminde davacının imzasının olmadığı gibi, fesih bildirimini imzalamaktan imtina ettiğine ilişkin bir tutanak da bulunmamaktadır. Eğer davacı imzadan imtina ediyorsa bunun tutanağa bağlanması ve fesih bildiriminin yazılı yapıldığını tutanak tanıklarının doğrulaması gerekmektedir. Yargılama konusu olayda bunlar yapılmadığından 4857 Sayılı İş Kanunu m.19’a uygun davranıldığından bahsedilemeyecek bu nedenle fesih geçersiz kabul edilecektir.
Ancak bir an için fesih bildiriminin davacıya yapıldığı kabul edilse bile, davalının sunduğu fesih bildiriminde şirketin “inter modal” bölümünün ayrı bir şirkete dönüştürülüp bünyesinden ayrılmasından sonra oluşan istihdam fazlalığından dolayı davacının iş sözleşmesine son verildiği belirtilmektedir. Bilirkişi heyeti inceleme yaptığı sırada ise fesih bildiriminde belirtilmeyen SAP programına geçiş yaptıkları için iş yükünün azaldığı konusunda beyanda bulunmuşlar, bilirkişi heyeti de mahkemeye takdir hakkı tanımak için fesih bildiriminde belirtilen nedenle bilirkişi incelemesi sırasında beyan edilen nedeni ayrı ayrı incelemişlerdir. Fesih bildiriminde belirtilen şirketin bir bölümünün başka bir şirkete dönüştürülmesinin işgücü fazlalığına neden olmadığı şirketin bölünmesi sonrasında araç sefer sayılarında düşüş yaşanmadığı fesih öncesi 2011 yılında 2010 yılına göre ve feshin yapıldığı 2012 yılında ise 2011 yılına göre artış yaşandığı tespit edilmiştir. İşveren yazılı fesih bildirimiyle bağlı olup bunu değiştiremez ve buna yeni bir neden ekleyemez. Bu açıdan feshin geçersiz olduğu bilirkişi raporuyla da tespit edildiği görülmektedir. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 373.60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 12.06.2014 günü karar verildi.