YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11989
KARAR NO : 2017/13265
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin … HT. televizyon işletmesinde kurgu operatörü olarak 24.08.2010 tarihinde işe başladığını, ilk başladığında aldığı aylık ücret ile son aylık ücretinin net 2.000,00 TL olduğunu, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanmadığını, resmi bayramlarda çalıştığını, işyerinde öğle yemeği verildiğini, ilk altı ay 22:00’ye kadar çalıştığını, o günlerde ayrıca akşam yemekleri verildiğini, altı aydan sonra 18:00’de çalışmanın bittiğini, işe girdiğinde sigortasının yapılmadığını, … … Denetmeninin işyerine gelip bu konuda ifadeler aldığını, kurum denetmeninin 21.09.2012 tarihinde başlattığı bu işlemler üzerine işverenin davacıya sigortasının yapılacağını ve geçmişe yönelik mağduriyetinin giderileceğini söylediğini, işveren yetkilisinin geçmiş tarihli olarak tanzim edecekleri ibranameleri imzalaması halinde sigortasının yapılacağını söylediğini, davacının bu belgeleri imzalamadığını, bunun üzerine 28.12.2012 günü Programlar … … … Coşkun tarafından çağırılarak işine son verildiğinin söylendiğini, aynı gün … 3. Noterliğinden 28.12.2012 gün ve 20807 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, davacının işe girdiğinden bu yana haftada 6 gün 09:00-18:00 arası çalıtığını, davalı işverenin davacı ve bir kısım diğer çalışanların sanki haftanın bazı günleri ve birkaç saat telif ücreti ile çalıştıkları iddiasında olduğunu, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …Yayınları A.Ş., … Yayın Holding, … … TV A.Ş. vekili, … Yayın Holding, … … TV A.Ş. yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının 24.08.2010 tarihinde …Yayınları A.Ş. ile “… Sahipliğinden Doğan Hakların Devir Taahhütü ve Devrine İlişkin… … ” imzalayarak işçi sıfatıyla değil, telif ilişkisine tabi olarak “… Sahibi” sıfatıyla çalıştığını, davacının çalıştığı programların yayından kaldırılması üzerinde davalı şirketin davacı ile çalışmama kararı aldığını, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı …Yayınları A.Ş., … Yayın Holding, … … TV A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı …Yayınları A.Ş.’nin tüm, … Yayın Holding, … … TV A.Ş.’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosyadaki bilgi ve belgeler ile ihtarnamelerden; davacı vekilince dava dilekçesinde üç ayrı tüzel kişilik olan …Yayınları A.Ş., … Yayın Holding, … … TV A.Ş.’nin davalı olarak gösterildiği, son iki tüzel kişiliğin parantez içinde gösterilmesinin sonuca etkili olmadığı, davalıların bu şekilde gösterildiği, dava dilekçesinde davacının işverenin kim olduğunu açıkça yazmadığı, dava öncesi gönderilen ihtarnamenin muhatabının da üç ayrı tüzel kişilik olarak gösterildiği, davalılar vekilinin husumete yönelik itirazlarını içeren cevap dilekçesi üzerine davacı vekilince düzenlenen, 19.09.2013 havale tarihli dilekçede davalı olarak …Yayınları A.Ş. olarak yazmakla birlikte dilekçe içersinde Holding kapsamında bir çalışmadan söz edildiği, duruşma zabıtlarında kimi zaman davalı vekilinden kimi zaman davalılar vekilinden söz edildiği, yargılama süresince davalılar vekilinin her üç tüzel kişilik adına beyanlarda bulunduğu, davacı vekilinin 14.10.2014 tarihli dilekçesinde davalı olarak aynen “…Yayınları A.Ş. ve diğerleri” ibaresinin bulunduğu, yargılama süresince Mahkemece davanın açılış şekline ilişkin oluşan bu tereddütlerin giderilmesine dair usul işlemi yapılmadığı ve ara kararı oluşturulmadığı, gerekçeli karara bakıldığında da dava dilekçesindeki gibi davacının çalıştığı …Yayınları A.Ş. ünvanının yanına parantez içersinde diğer iki şirketin ünvanının da yazıldığı, kararın davalılar vekili tarafından esasa ilişkin sebeplerin yanısıra, …Yayınları A.Ş. dışındaki diğer iki tüzel kişilik açısından husumet yönünden temyiz edildiği, davacı vekilinin temyize cevap dilekçesinde yine net ve açık bir şekilde davacının çalışmasının hangi şirkette olduğu belirtilmediği gibi açıkça bir tek şirket aleyhine dava açıldığının da belirtilmediği, dava dilekçesindeki parantez içinde iki şirketin isminin yazılmasının sebebinin netleştirilmediği, karar gerekçesinde de başlıkta üç şirketin isminin yazılmasına rağmen “davalıdan” denilerek hüküm kurulduğu, davacının işvereninin hangi şirket olduğunun gerekçede açıkça yazılmadığı görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı vekilinin davasını üç tüzel kişiliğe karşı yönelttiği, davada üç davalının olduğu anlaşıldığından, davacının işvereni …Yayınları A.Ş. olup, diğer iki şirket açısından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.