YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12456
KARAR NO : 2017/14420
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve resmi tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınc temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı iş yerinde 01/11/2000-09/09/2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin haksız olarak ve kötüniyetle feshedildiğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, fazla mesai yaptığını, bayram günlerinde de işyerinde çalıştığını iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının işverenin yaptığı zammı beğenmeyerek işi kendisinin bıraktığını, tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının ödenmeyen ücret alacağı veya başka bir hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Somut uyuşmazlıkta; HMK’nun 176/2. maddesi uyarınca aynı davada taraflar sadece bir kez ıslah yoluna başvurabilirler.
Davacı vekili harcını da yatırdığı 14/04/2014 tarihli dilekçesi ile, tek tek alacak kalemlerini göstermeksizin dava dilekçesinde 10.000,00 TL talep ettiği, toplam miktarı 10.849,55 TL olarak ıslah ettikten sonra 05/06/2014 tarihinde bu defa alacak kalemlerini de ayrı ayrı belirterek, ikinci bir ıslah dilekçesi vermiş, mahkeme ise bu dilekçeye itibar ederek hüküm kurmuştur. Davada birden fazla ıslah yapılamayacağı ikinci ıslah dilekçesinin ilk dilekçenin açıklaması mahiyetinde olmayıp, bağımsız bir ıslah olduğu gözetilerek, ikinci ıslah “yok” kabul edilip 14/04/2014 tarihli ıslah dilekçesine göre sonuca gidilmesi gerekirken, açıklandığı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesi ile 10.000,00 TL istenip, bu miktar ıslah dilekçesi ile 10.849,55 TL’ye çıkartıldığına göre, 849,55 TL‘lik ıslahın hangi alacak kalemi ya da kalemlerine ilişkin olduğuna dair davacı vekilinin açıklamasını talep ederek, açıklama yapılması durumunda buna göre , açıklama yapılmaması durumunda ise, 849,55 TL’lik ıslah ile yapılan artırımı dava dilekçesindeki tüm taleplere eşit şekilde dağıtarak sonuca gitmektir.
3-Davalı işveren iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sonlandırıldığını ispat edememiştir. Mahkemenin ihbar tazminatı talebi yönünden, davacının miktar belirtmediği buna görede, usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı şeklindeki kabulü de yerinde değildir, şöyleki;
Davacı vekili dava dilekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı için ayrıştırma yapmaksızın 6.000,00 TL talep etmiş, ikinci ıslah mahiyetinde olduğu için “yok” hükmünde kabul edilmesi gereken ikinci ıslah dilekçesinde 6.000,00 TL‘nin tamamını kıdem tazminatına hasretmiş gibi işlem tesis etmiştir.
Mahkemenin taleplerin ayrıştırılması şeklindeki talebine rağmen, kıdem ve ihbar tazminatı bakımından bu talep yerine getirilmediğinden mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı olarak dava dilekçesinde gösterilen 6.000,00 TL’nin 3.000,00 TL’sinin ihbar tazminatı için, kalan 3.000,00 TL’sinin de kıdem tazminatı için istendiği kabul edilerek sonuca gidilmelidir.
4-Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ve özellikle davacı tanıklarının beyanlarından, davacının haftada 5 gün çalıştığı, 2 gün 08:30-19:00 saatleri arasında, 3 gün ise 08:30-21:00 saatleri arasında çalıştığı, hergün 1.5 saatlik ara dinlenmesi verildiği bu çalışma şekline görede davacının haftada 6 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. Talebin bu şekilde kabulü gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile reddi hatalıdır.
5-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun, hükümde belirtilmemesinin HMK‘nun 297. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.