YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13234
KARAR NO : 2017/15608
KARAR TARİHİ : 12.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, izin ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde aşçı olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin askerliğini bitirip … ilçesine geldiğini, bu iş yerinde işe başladığını, müvekkilinin sonradan öğrenmiş olduğu üzere sigorta giriş kaydının 1992 yılında başlatıldığını, 1995 yılına kadar bu iş yerinde tam gün çalışmasına rağmen kendisinden habersiz işten çıkış-giriş yapılarak gün sayasının eksik gösterildiğini, müvekkilinin 1995 yılı Mayıs ayında işveren vekili tarafından kendisine hakaret edilmesi sebebi ile işten çıkışının yapıldığını, daha sonra aynı iş yerinde 1997 yılında tekrar işe başlayarak ara vermeksizin işten çıkmak zorunda bırakıldığı 13.07.2012 tarihine kadar davalının yanında çalıştığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın haksız ve yersiz açılan bir dava olduğunu, yasal dayanağının bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu yaptığı kıdem tazminatı ve hafta sonu …, bayram tatilleri, yıllık ücretli izin alacakları ile fazla mesai alacaklarında zaman aşımı bulunduğunu, öncelikle bu zaman aşımı definlerini dikkate alınmasını, ayrıca davacının lokanta işyerinde yaptığı tüm fiili çalışmaları için sigorta bildirimlerinin yapıldığını ve primlerinin de ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla … ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde … süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal … süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla …, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık … süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla … sayılmaz.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla … yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla … alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla … olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının günlük 11 saat çalışarak haftada 21 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla … ücreti alacakları hesaplanmış ise de, hesaplama sırasında ara dinlenmelerin düşülmediği görülmüştür.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı işyerinde haftanın 6 günü 08:00-19:00 saatleri arasında, 1 saatlik ara dinlenme ile çalıştığı, haftada 15 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. Fazla mesai alacağı hesabının buna göre yapılması gerekirken, ara dinlenmeleri düşmeden hesaplama yapan hatalı bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi isabetsizdir.
3-Fazla çalışmaların, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla … ve tatil çalışmalarının takdiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin … şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla mesai ve tatil çalışması miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir (Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K .).
Mahkemece; fazla mesai ve hafta tatili ücreti alacaklarından % 20 oranında takdiri indirim yapılmış, genel tatil ücretinden ise hiç indirim yapılmamıştır. Takdiri delil niteliğindeki tanık beyanları ile kanıtlanan fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinden takdiri indirim yapılması yerinde ise de, daha fazla oranda makul bir indirim yapılması gerekirken yapılan % 20 takdiri indirim oranı az olup, genel tatil ücretinden takdiri indirim yapılmaması da hatalıdır. Mahkemece, anılan ücret alacaklarından makul oranda bir takdiri indirim yapılması gerekmektedir.
4-Davacı tarafından dava dilekçesinde, 3.300,00 TL genel tatil ücreti talep edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def’i gözetilerek net 2.858,79 TL genel tatil ücreti hesaplanmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporunda hesaplanan tutar üzerinden makul oranda takdiri indirim yapılarak bu alacağın hüküm altına alınması gerekirken, doğrudan dava dilekçesindeki net 3.300,00 TL’ye hükmedilmesi hatalıdır.
5-Davacı tarafından dava dilekçesinde 1.796,00 TL ücret alacağı talep edilmiş olup, davacı vekilinin yargılama sırasında sunduğu 28.08.2014 havale tarihli dilekçesinde işverence yapılan ödemeleri mahsup ederek neticede 1.455,24 TL ücret alacağının hüküm altına alınmasını istediği görülmüştür.
Mahkemece; davalı işveren tarafından dava tarihinden önce yapılan kısmi ücret ödemeleri dikkate alınmadan ve 6100 HMK’nın …. maddesinde belirtilen taleple bağlılık kuralı ihlal edilerek net 1.796,00 TL ücret alacağının hüküm altına alınması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.