YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13415
KARAR NO : 2017/15066
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 01/10/2009-19/03/2014 tarihleri arasında en son … Ticari Merkez Şubesi’nde ”Şube Operasyon Yöneticisi” olarak çalıştığını, mesasinin haftanın 5 günü sabah 08:30’da başlayıp akşam 22:00-22:30’lara kadar sürdüğünü, ayda en az 2 kez olmak üzere eğitim ve/veya sistem uygulamaları sebebiyle saat 09:00’dan 17:00’a kadar çalıştığını ancak talep etmesine rağmen, fazla mesailerine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazla mesai ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalının talep ettiği fazla … talebine zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının zamanını verimli ve yeterli kullanmadığını, görev ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirmeyen davacının fazla mesai yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kendi hataları nedeniyle fazla … yapmış olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dava dilekçesinde güvenlik kayıtları ve tanık deliline dayanıldığı bildirildiği ancak tanık isimlerine yer verilmediği, delil listesinde ve takip eden duruşma sırasında da tanık bildirmediği, güvenlik kayıtlarına dayandıklarını ifade ettiği, davalı bankaya, davacının … saatlerinin tespiti bakımından giriş çıkış saatlerini gösteren tüm kayıt ve belgelerin gönderilmesi için yazı yazıldığı, ancak davalı bankanın giriş-çıkış ve puantaj kayıtları olmadığını bildirmekle yetindiği, hukukun en temel ilkelerine göre hiç kimsenin kendi aleyhine olan delili ibraz etmeye zorlanamayacağı, aksi halde sükutun ikrardan geldiğini kabul etmek gerekeceği, bunun ise medeni hukuk yargılamasının bir başka temel ilkesinin ihlali anlamına geleceği, davalı bankanın, davacının … saatlerinin tespitine yarayacak kayıt olmadığını bildirdiği gibi bunu ibraz etmesine zorlamanında mümkün olmadığı, fazla mesai iddiasının ispatlandığını kabule yeterli bir delil olmadığı gibi toplanacak bir delilin de bildirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta; fazla … yaptığını iddia eden davacı, iddiasının ispatını tanık delili yanında davalı banka şubesinin açılış ve kapanış saatlerini gösterir güvenlik kayıt tutanakları ve sistem kayıtlarına dayandırmıştır.
Yargılama safhasında davacı vekili tarafından 06.11.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında … Ticaret Merkezinde bulunan şubedeki giriş-çıkış kayıtlarının istenilmesine karar verilmesi talep edilmiş, Mahkemece “giriş -çıkış kayıtlarının istenmesi için adres bildirildiğinde ihtaratlı yazı yazılmasına karar verilmiş, 24.12.2014 tarihli müzekkere ile davacının giriş-çıkış kayıtları istenilmiş, davalı banka 08.01.2015 tarihli cevabi yazısında Şubelerinde puantaj kayıtlarına ilişkin bir uygulamanın bulunmadığı, çalışanların şubeye giriş ve çıkışlarına dair bir kayıtta tutulmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili, 17.02.2015 tarihli duruşmada davalı bankanın müzekkereye verdiği cevabın taleplerine uygun olmadığını, şubenin açılış kapanış saatlerinin bildirilmesini istediklerini, güvenlik kayıtlarından şubenin açılış ve kapanış işlemlerinin davacı tarafından yapıldığının anlaşılabileceğini beyanında bulunulmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 219. maddesinde, taraflara kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmeleri zorunluluğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 220. maddesinde ise
“İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.” hükmüne yer verilerek, istenilen belgelerin ibraz edilmemesi halinde ne tür bir işlem yapılacağı belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nda kayıt tutma yükümlülüğü genellikle işverene verilmiştir. Bordro tanzimi, mesai saatlerini düzenleme, yıllık ücretli izin defteri tutma, … belgesi verme gibi işçi alacakları konusunda işveren kayıtlarına dayanıldığında, bu kayıtları tutma zorunluluğu olan işverenin bu belgeleri mahkemeye ibraz etme zorunluluğu vardır. İşverenin ibraz etmemesi halinde ise 6100 sayılı HMK’nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekir.
Öncelikle davalı işyerinde işyeri giriş ve çıkış kayıtlarının tutulup tutulmadığının açıklığa kavuşturulması, bunun için gerekirse BDDK dahil işyerine müzekkere yazılması, şayet bu kayıtların tutulduğunun saptanması halinde, Mahkemece, davalı işverenin elinde bulunan kayıtları kesin süre içinde ibraz etmemesi durumunda, HMK’nın 220. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre işlem yapılacağının ihtar edilip, kesin süre içinde kayıtlar ibraz edilmezse anılan hükmün ikinci ve üçüncü fıkralarına göre işlem tesisi ile sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Eksik inceleme ve usul hükümlerine aykırı olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.