YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13514
KARAR NO : 2017/17758
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 22/10/2010 tarihinden itibaren tır şoförü olarak çalıştığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından yapılan teftiş neticesinde düzenlenen tutanakta işyerinde günlük 18 saat çalışma yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, haksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davacının fazla mesai alacağı talebiyle ilgili olarak, Yargıtay içtihatlarında uzun yol tır şoförlerinin çalışmalarında takograf kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği yönünde içtihatlar mevcut ise de; takograf kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının kullanmış olduğu araca ait takograf kayıtları üzerinde bazı tarihlerde davacı adına aynı tarih ve aynı saatler ile uyuşan takograf çıktılarının mevcut olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacının çalıştığı tarih içerisinde işyerinde yapılan denetim sonrası T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 27/04/2012 tarihli raporda, işyerinde çalışan toplam 30 tır şoförü nazara alınarak düzenlenen raporda tır şoförlerin haftalık 97,5 saat çalıştığı ve fazla mesai ücretlerinin ödenmediği tespit edildiği ayrıca teftiş kurulu raporunu ve takograf bilirkişi beyanlarını doğrular şekilde davacı ve davalı tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının haftada ortalama 52,5 saat fazla mesai yaptığı sonucuna varılarak hüküm kurulmuştur.
Davacı tır şoförü olarak şehirlerarası yük taşıma işi yapmaktadır. Davacı tarafça delil olarak sunulan T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 27/04/2012 tarihli rapor işyerinde çalışan başka bir işçiye ilişkindir. Bu belge tek başına işyerinde haftada 52,5 saat fazla çalışma yapıldığının ispatı yönünden yeterli değildir. Tanık beyanlarında fazla mesai yapıldığından bahsedilmekle birlikte hesaba elverişli nitelikte açıklama bulunmamaktadır. Bu itibarla, fazla mesai talebi yönünden takograf kaydı, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor, emsal dosyalarda kabul edilen çalışma düzeni, gerekirse yeniden dinlenecek tanık beyanları birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı raporu ile sınırlı olarak kabul doğru değildir.
3-Davacı vekili dava dilekçesiyle fazla mesai ücreti ile hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık izin ücreti talepleri bakımından ayrıştırma yapmaksızın toplam üç alacak işin 50.00 TL talep etmiş, bu taleplerin ayrıştırması ise ıslah dilekçesiyle yapılmıştır. Anılan alacak kalemleri hüküm altına alınırken dava dilekçesiyle talep edilen 50 TL’nin bu üç alacak kaleminin toplamı olduğu gözden kaçırılarak, dava dilekçesiyle her talep bakımından ayrı ayrı 50.00 TL talep edilmiş gibi HMK’nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.