YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13706
KARAR NO : 2017/15826
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla … ücreti, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı işyerinde mağaza sorumlusu sıfatıyla 21/02/2005 tarihinde çalışmaya başladığını, …/07/2009 tarihine kadar çalıştığını, son aylık ücretinin net 650,00 TL. olduğunu, ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile 24/07/2009 tarihinde çekmiş olduğu ihtarname ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini, davacının işyerinde günde 2,5 saat fazla … yaptığını, genel tatil günleri çalıştırılmasına karşın ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek ücret, kıdem tazminatı, fazla … ücreti, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, 10/03/2006 tarihinde işe başlayan davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının tazminat talep hakkının olmadığını, asgari ücretle çalıştığını ve herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını, açılan hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı dava dilekçesinde davalı olarak gerçek kişi …’ın yanısıra … Bilgi İşl. Sis. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ni göstermiş, gerçek kişiye yönelme sebebini açıklamamış, Mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının 1063959 sicil numaralı şirket işyerinde 10.03.2006-24.07.2009 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek sonuca gidilmiştir.
Mahkemece kabul edilen dönemde davacının işvereninin şirket işyeri olduğu dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerden açıkça ortadadır. Mahkemece karar gerekçesinde talep edilen dönemde davacının işvereni konusunda açıklama yapılmamış, karar başlığında sadece gerçek kişi davalı …’ın ismi yazılarak ve “davalı” denilerek hüküm kurulmuştur. Kararı, hem davalı … hem de şirket adına aynı vekil temyiz etmiştir.
Kabul edilen dönem açısından davacının işvereni davalı şirket olup, şirket emrinde çalışılan dönemde şirket yetkilisi gerçek kişinin dava konusu hak ve alacaklardan sorumlu tutulması hatalıdır. Diğer taraftan şirket de davalı gösterildiğinden şirket hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi de HMK’nın 297/2 maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
Mahkemece yapılacak iş, gerçek kişi … hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilerek, şirket hakkında açılan davaya yönelik olarak olumlu olumsuz bir karar vermektir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.