Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/14641 E. 2017/16590 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14641
KARAR NO : 2017/16590
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait işyerinde tıbbi satış temsilcisi olarak 20/03/2013 tarihinde çalışmaya başlayıp 06/11/2013 tarihinde iş akdinin istifasıyla sona erdiğini, davalının 26/02/2013-16/03/2013 tarihleri arasında 17 gün süre ile … ‘da işe giriş eğitimi alıp konakladığını, eğitim masraflarının ve konaklama bedelinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davalı tarafından iş sözleşmesinin eki niteliğinde olan taahhütname başlıklı belgede davalının yapılan eğitim ve masrafları nedeniyle iş akdini 20/03/2015 tarihine kadar istifa suretiyle sonlandıramayacağı aksi takdirde 10.000,00 TL cezai şart ödeyeceğini beyan ve taahhüt ettiğini ileri sürerek davanın kabulü ile şimdilik 100,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava konusu cezai şartın hukuka aykırı olduğunu, cezai şartın yalnızca işçi bakımından yükümlülük getiren tek taraflı bir düzenleme olduğunu, müvekkili ile davacı şirketin iş akdinin 20/03/2013 tarihinde başladığını, iş bu sözleşmede … Kanunu’nun ilgili emredici hükmünün uygulanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, … Kanunu’nun 420/1 maddesine göre sadece işçi aleyhine konulan ceza şartının geçersiz olduğu, davacının açmış olduğu davasında haksız olduğu, iddiasını ispatlayamadığı, taahhütnamenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık işçiye verilen eğitim karşılığında yapılan masraflardan işçinin sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dava, işçiye verilen eğitim giderlerinin ödetilmesi isteğine ilişkindir.
İşverence işçiye verilen eğitim, işçinin işyerinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlaması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, verilen eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir. Bu nedenle işçiye masrafları işverence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belirli bir süre çalışmasının kararlaştırılması mümkündür. İşçinin de verilen eğitim karşılığında işverene belirli bir süre iş görmesi, işverene olan sadakat borcu kapsamında değerlendirilmelidir. Verilen eğitimin karşılığında yükümlenilen çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile uyumlu olması gerekir. Buna karşın, işçiye 4857 sayılı İş Kanununun 78 inci ve devamı maddelerine göre, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında verilmesi gereken eğitimlere ait giderler istenemez.
İşçiye verilen eğitimin karşılığında işverence yapılan masraflar o işçiye özgü olmalı ve yazılı delille ispatlanmalıdır. İşverenin toplu olarak verdiği eğitimler sebebiyle yapmış olduğu giderlerin işçi başına düşen tutarı, aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek suretiyle belirlenir. İşçiye verilen eğitim ile ilgili olduğu belirlenmeyen giderlerden işçi sorumlu olmaz.
İşyerinin devri halinde de işçinin eğitim gideri karşılığında belirli bir süre çalışma yükümü devam eder. Bu konuda yükümlülüğün ihlali halinde devralan işverenin de eğitim giderlerini talep hakkı bulunmaktadır.
İşçinin geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştırıldığı süre de eğitim karşılığı yükümlü olduğu çalışma süresinden sayılır.
İşverence işçi adına yapılan eğitim giderlerinin tamamı yerine, işçinin çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirim yapıldıktan sonra kalan miktarının tahsiline karar verilmesi gerekir. Gerçekten işçi, eğitimden sonra çalışmayı yükümlendiği sürenin bir kısmında çalışmış ise işverene bu konuda katkı sağlamış olmaktadır. İşçinin yükümlü olduğu sürenin tamamında çalışılmış olunması halinde ise, işverence eğitim giderleri istenemez (Yargıtay 9.HD. 6.10.2008 gün 2007/27538 E, 2008/25446 K.).
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki 20.03.2013 tarihli taahhütname ile davalı işçi, iş sözleşmesini 20.03.2015 tarihine kadar istifa etmek suretiyle sonlandırmayacağını, bu tarihe kadar, gerek istifa gerekse 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddelerine göre haklı sebeple sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, başlangıçta aldığı ve gideri tümüyle şirket tarafından karşılanan eğitim, ulaşım, konaklama, yemek, organizasyon masraflarına istinaden 10.000,00 TL eğitim gideri karşılığını ödemeyi taahhüt etmiştir. İş akdinin davalı tarafından 31.10.2013 tarihinde istifa etmek suretiyle sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, Mahkemece yapılacak iş, davacı işverenden tüm belgeleri getirterek, bu eğitimlere kaç kişinin katıldığını da tespit ederek, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla, ispatlanan eğitim giderlerinden davacının payına düşen kısmı hesaplatmak, ardından işçinin çalıştığı süre ile oranlayarak (kıstelyevm), davalının ödemesi gereken alacak miktarını tespit etmekten ibarettir. Yazılı şekilde hatalı değerlendirmeyle eğitim gideri talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.